<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şubesi &#8211; HAK İnisiyatifi Genel Merkez</title>
	<atom:link href="https://hakinisiyatifi.org/etiket/turkiye-insan-haklari-vakfi-tihv-diyarbakir-subesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hakinisiyatifi.org</link>
	<description>Zalime karşı, Mazlumdan yana!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 13:47:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Ayrımcılığa Karşı Amedspor’un Yanındayız</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/ayrimciliga-karsi-amedsporun-yanindayiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2018 13:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Amedspor]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=4813</guid>

					<description><![CDATA[İnsan Hakları Haftası Diyarbakır ortak programı kapsamında Diyarbakır’daki diğer hak örgütleri ile birlikte, Amedspor’un sistematik ayrımcılığa maruz bırakılmasına karşı stad önünde basın açıklaması düzenleyip Amedspor maçını izledik. &#8230; Değerli Basın Emekçileri, Hepinizin bildiği gibi uzun yıllardan bu yana ayrımcılığın her türlü formuna maruz bırakılan, ülkenin dört bir yanında yüzbinlerce taraftarı olmasına rağmen gittiği her deplasmana &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Haftası Diyarbakır ortak programı kapsamında Diyarbakır’daki diğer hak örgütleri ile birlikte, Amedspor’un sistematik ayrımcılığa maruz bırakılmasına karşı stad önünde basın açıklaması düzenleyip Amedspor maçını izledik.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Değerli Basın Emekçileri,</p>
<p>Hepinizin bildiği gibi uzun yıllardan bu yana ayrımcılığın her türlü formuna maruz bırakılan, ülkenin dört bir yanında yüzbinlerce taraftarı olmasına rağmen gittiği her deplasmana yasak konan, yaptıkları futbol müsabakalarında futbolcuları fiziksel saldırıya uğrayan, yöneticileri tartaklanan, spor dedikçe hedef gösterilen, barış dedikçe kriminalize edilen kentimizin spor kulübü Amedspor’la dayanışmak için bugün burada toplanmış bulunuyoruz.</p>
<p>Amedspor 62 haftadan beri deplasman maçlarına taraftarlarından mahrum çıkmaktadır. Deplasmana gittiği her şehirde ilgili şehirlerin valileri ağızbirliği yapmışçasına çeşitli bahaneler öne sürerek Amedspor taraftarlarının deplasmanda takımlarını desteklemesini engellemektedir. Nasıl ki tribünlerin boş olduğu bir dünya kupası, taraftarların olmadığı olimpiyat oyunlarını hayal edemiyorsak Amedspor’un yüzbinlerce taraftarına uygulanan sistematik ambargonun da <strong>karşısında</strong> durmalıyız. Çünkü hepinizin bildiği gibi spor, seyircisiyle spordur. Taraftarın olmadığı müsabakalar içinde güllerin olmadığı gülbahçesinden farksızdır. İzleyici sporun temel unsurudur. Bu hususta Futbol Federasyonuna, Gençlik ve Spor Bakanlığına, ve ilgili şehirlerin Valilerine Amedspora yönelik uygulanan bu ayrımcılığın aynı zamanda sporun ruhuna uygulandığını da hatırlatmak isteriz.</p>
<p>Özellikle son yıllarda kentimizin spor kulübü Amedspor’a yönelik nefret söylemleri deplasmanda oynadığı bütün müsabakalara sirayet etmiştir. Nefret söylemlerinin sürekli devam etmesi nedeniyle bu durum kollektif linçe dönüşmüştür. Kollektif linç sonucunda Amedspor neredeyse gittiği her deplasmanda hem saha içinde hem de saha dışında fiziksel ve sözel şiddete maruz kalmıştır. Müsabaka esnasında futbolcuları dövülmüş, rakip takım yöneticileri tarafından Amedspor’un yöneticileri ve futbolcuları darp edilmiştir. Amedspora yönelik uygulanan bu ayrımcı söylemler sonucunda geçtiğimiz yıl Amedspor kaptanlığını da yapan eski futbolcusu Deniz Naki Almanya’da silahlı saldırıya uğramıştır. Silahlı saldırıya uğrayan Deniz Naki büyük bir şans eseri olaydan yara almadan kurtulmuştur. Amedspora yönelik sistematik nefret bununla da son bulmamış son olarak gittiği bir deplasman maçında rakip kulüp yöneticilerinin bilgisi dahilinde militarist, nasyonel marşlar çalınarak hedef gösterilmiş yine şans eseri takım sağ salim kente dönebilmiştir. Buradan yetkililere seslenmek istiyoruz Amedspora yönelik bu denli hasmane tavırları besleyen kollektif nefretin cezalandırılmaması kentimizin spor kulübüne yönelik düşmanca tavırları pekiştirmektedir. 1972 Münih oyunlarında yaşanan elim olaylar hala hafızalarda tazeliğini koruyorken 2018’de sporda şiddetin ve nefretin yerinin olmadığını güçlü bir şekilde haykırmalıyız. Amedspora ve bölge takımlarına uygulanan bu şiddet ve nefrete Amedspor’a ve bölge takımlarına uygulanan bu şiddet ve nefrete yönelik eğer ciddi önlemler alınmazsa, takımlarımıza yönelik işlenen suçlar cezasız kalırsa olayların tekrar yaşanabileceği bilinen bir gerçektir.</p>
<p>Amedspor yönelik işlenen nefret suçları cezasız kaldığı gibi Amedspor camiasına yönelik keyfi soruşturmalar ve cezalandırmalar sosyal adalet ilkesini zedelemektedir. Bu kentin Sivil toplum örgütleri olarak sırf ÇOCUKLAR ÖLMESİN, MAÇA DA GELSİN dediği için hedef tahtasına oturtulan, türlü bahanelerle taraftarından uzaklaştırılan, karanlık güçlerin hain kurşunlarıyla yaşamını yitiren Diyarbakır Baro başkanını anmaları engellenen, attığı her adımda soruşturmalarla boğuşmak zorunda kalan Amedspor camiasının yanında olduğumuzu, Amedspor şahsında ayrımcılığa maruz kalan bölge spor kulüplerimizle, Amedspor’un vefakar taraftar oluşumları, Amedsporla bağları koparılmak istenen yüzbinlerce taraftarıyla dayanışma içindeyiz.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-4816 size-full" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1.jpg" alt="" width="1600" height="1200" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1.jpg 1600w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/61ac7d0c-c5d7-48fa-b8b0-bdc595ac34f4-1-845x634.jpg 845w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p><strong>Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği</strong></p>
<p><strong>İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi</strong></p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği</strong></p>
<p><strong>Diyarbakır Barosu</strong></p>
<p><strong>Diyarbakır Tabip Odası</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlalleri İle İlgili Ortak Basın Açıklaması</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/cezaevlerinde-yasanan-hak-ihlalleri-ile-ilgili-ortak-basin-aciklamasi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Dec 2018 19:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[cezaevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hak inisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=4802</guid>

					<description><![CDATA[Değerli Basın Emekçileri; Bilindiği üzere, ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirisi&#8217;nin 5. maddesi ve ‘Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi&#8217;nin 7. maddesi, hiç kimsenin işkence veya diğer zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılmayacağını öngörmektedir. Ancak, Türkiye hapishaneleri, kapalı mekânlar olması nedeniyle hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı mekânlardandırlar. Türkiye hapishaneleri, başta yaşam hakkı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli Basın Emekçileri;</p>
<p>Bilindiği üzere, ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirisi&#8217;nin 5. maddesi ve ‘Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi&#8217;nin 7. maddesi, hiç kimsenin işkence veya diğer zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılmayacağını öngörmektedir. Ancak, Türkiye hapishaneleri, kapalı mekânlar olması nedeniyle hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı mekânlardandırlar. Türkiye hapishaneleri, başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere her türlü insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin yapıldığı birer işkence mekânları haline gelmişlerdir. Sivil toplum örgütlerinin, ihlallerin tespitine dair raporlama çalışmaları ve bu ihlalleri kamuoyu ile paylaşımına rağmen, hapishanelerin bu gerçekliği değişmemiştir. Türkiye Hapishanelerinde, halen yoğun olarak ölümler, sevk ve sürgünler, işkence ve kötü muamele, tecrit ve izolâsyon, ailelerle görüş engelleri, haberleşme haklarının engellenmesi, disiplin soruşturmaları gibi çok sayıda hak ihlali yaşanmaktadır.</p>
<p>Ceza infaz Kurumlarında yaşanan hak ihlalleri;<br />
Sağlık Hakkına Erişimin Engellenmesi ilişkin ihlaller, Savunma Hakkının Engellenmesine ilişkin ihlaller, Cezaevlerinin Fiziki Şartlarından ve Cezaevi İdaresinden Kaynaklanan İhlaller, Dilekçe, İletişim ve Haberleşme Hakkına İlişkin İhlaller, Kötü Muamele, İşkence ve Diğer Konulara İlişkin İhlaller, Mahpus Yakınlarının Yaşadığı İhlaller, Çocuk Mahpusların ve Cezaevinde Ebeveynleriyle Kalan Çocukların yaşadığı hak İhlalleri gibi başlıklar altında ele alınabilir.</p>
<p>Değerli Basın Emekçileri;</p>
<p>Ayrıca hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini şu şekilde sıralayabiliriz;</p>
<ol>
<li>Türkiye’nin son birkaç yıldır içinde bulunduğu Olağanüstü süreçte yoğun tutuklamalar ile birlikte hapishanelerin kapasiteleri aşılmıştır. Cezaevlerinin mevcut kapasitelerinin aşılması ile mahpusların günlük yaşamlarını idame ettirebilecekleri uygun koşullar da ortadan kaldırılmıştır. Bu durum mahpusların hijyenik olmayan yerlerde (örneğin tuvalet kapılarında ve merdiven altlarında) uyumalarına sebep olmaktadır. Cezaevlerinde kapasitelerin aşılması aynı zamanda yoğun sevklerin/sürgünlerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Mahpuslar, ailelerinden binlerce kilometre uzaktaki hapishanelere sevk/sürgün edilmiştir. Bu sevklerin/sürgünlerin sonucu olarak yüzlerce mahpusun da aileleriyle görüş hakkı imkânsızlaştırılmıştır. Mahpuslar, sevk/sürgün edildikleri cezaevi girişlerinde fiziki şiddete ve çıplak aramaya maruz bırakılmıştır.</li>
<li>Dezavantajlı grupların başında gelen çocuk mahpuslar, cezaevlerinde ciddi hak ihlallerine maruz kalmakta, korku ve baskı altında bunları dile getirememekte yada adalete erişimi sağlanamamaktadır.Çocuk cezaevlerinin çocuğu suçtan arındırmadığı aksine yeniden suça teşvik ettiğinin kabulü ile çocuk cezaevlerinin kapatılmasının tartışılması gerekirken, çocuk cezaevlerinin sayısının giderek arttığı gözlemlenmiştir. Yine Mahpus olan anneleri ile birlikte cezaevlerinde yaşamak zorunda kalan küçük yaştaki çocukların, ortamın şartlarından psikolojik ve fiziksel açıdan olumsuz etkilendikleri, dış sosyal ortamdan faydalanmasının sağlanamadığı gözlemlenmiştir.</li>
<li>Sağlık hakkına erişimin engellenmesi ( kelepçeli muayene, revirde yeterli sayıda hekim bulundurulmaması, hastane sevklerinin ve revir muayenelerinin gecikmeli yapılması) ziyaret edilen cezaevlerinin neredeyse tamamında öncelikli sayılan problem olarak ifade edilmiştir.</li>
<li>Birçok cezaevinde mahpusların çeşitli nedenlerle cezaevlerinden sevk/sürgünleri sırasında kelepçenin tersten takılması ve cezaevi personellerinin sözlü ve fiziki tacizlerde bulunması, bazı mahpusların kameralarla donatılan, her tarafı sünger veya benzeri bir malzeme ile kaplı “süngerli oda” olarak tabir edilen odalarda keyfi bir şekilde tutulması gibi birçok uygulama, kötü muamele ve işkence yasağının ihlali anlamına gelmektedir. En son Patnos, Bolu, Düzce, Elazığ, Tarsus ve Trabzon Beşikdüzü hapishanelerinde mahpuslara yönelik kötü muamele ve işkence iddiaları gündeme gelmiştir.</li>
<li>Mahpuslar tarafından gönderilen ya da dışardan gelen mektupların Kürtçe olması ve Kürtçe tercüman bulunmaması sebebiyle cezaevi idaresi tarafından mahpusların dilekçe, iletişim ve haberleşme haklarının engellendiği belirtilmiştir.</li>
<li>Birçok cezaevinde görüşe (açık ve kapalı) gelen mahpus yakınlarının cezaevi girişlerinde sürekli taciz boyutuna varan, sıkı bir şekilde ince aramaya kadar üstleri aranmaktadır. Bu uygulama özellikle kadın görüşçüler üzerinde uygulanmaktadır. Ayrıca mahpusların açık görüşlerde aileleri ile yan yana oturmalarına izin verilmediği, karşı karşıya oturtularak araya bir masanın bırakıldığı ifade edilmiştir.</li>
</ol>
<p>Ceza İnfaz Kurumlarında Yaşanan Hak İhlallerine İlişkin Öneriler</p>
<ol>
<li>Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı Anayasal güvence altındaki en temel haklardan olup mahpusların tedavilerinin düzenli bir şekilde uygun koşullarda yapılması sağlanmalı, tedavisi yapılmayan hasta mahpusların hekime ve sağlık birimlerine ulaşmada hızlı ve etkin bir şekilde hareket edecek kurumsal mekanizmalar oluşturulmalı, bu bağlamda sağlık koşulları sebebiyle tahliye olması gereken mahpusların, mevzuat ya da Adli Tıp uygulamaları gibi engellere takılmadan tahliyeleri sağlanmalıdır.</li>
<li>Ceza infaz memurları ve hapishane idarelerinin olumsuz ve hatta suç teşkil eden tutumlarının önüne geçmek için etkili bir denetim mekanizması oluşturulmalı; sorumlular hakkında idari ve adli soruşturma yürütülerek cezasızlığın önüne geçilmelidir.</li>
<li>Savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılması hususu ceza hukuku açısından hayati derecede önem taşıdığından bu hakkı ihlal eden her türlü keyfi uygulamadan vazgeçilmelidir. Anadilde savunma hakkının etkin şekilde kullandırılması sağlanmalıdır.</li>
<li>Çocuk cezaevlerinin derhal kapatılarak, çocuğu topluma kazandırıcı alternatif modelliklerin tartışılması ve hayata geçirilmesi gerekmektedir . Alternatif modeller olturuncaya kadar, mevcut cezaevi koşullarının çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerine uygun hale getirilmesi gerekmektedir.</li>
<li>Mahpus olan anneleri ile birlikte cezaevinde kalmak zorunda olan çocukların ihtiyaçları ve psikolojik durumları gözetilerek gerekli önlemlerin alınması ve çocuğun dış ortam bağının (kreş vb. sosyal ortamlar) engelsiz ve koşulsuz sosyal devlet ilkesi gereği sağlanması gerekmektedir.</li>
<li>Hapishanelerin denetimin ve şeffaflığın önemli bir unsuru olan baroların ve sivil toplum örgütlerinin hapishaneleri etkin bir şekilde ziyaretlerinin sağlanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.</li>
<li>Hapishane koşullarında tedavi imkanı olmayan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalıdır.</li>
<li>Tecrit koşullarına son verilmeli ve hapishane koşulları düzeltilmelidir.</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-4815 size-full" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/9C679208-C8A4-43AC-9BB9-0599E9FD8B15.jpeg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/9C679208-C8A4-43AC-9BB9-0599E9FD8B15.jpeg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/9C679208-C8A4-43AC-9BB9-0599E9FD8B15-300x200.jpeg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/9C679208-C8A4-43AC-9BB9-0599E9FD8B15-768x512.jpeg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2018/12/9C679208-C8A4-43AC-9BB9-0599E9FD8B15-845x564.jpeg 845w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabip Odası, HAK İnisiyatifi.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
