<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşam hakkı &#8211; HAK İnisiyatifi Genel Merkez</title>
	<atom:link href="https://hakinisiyatifi.org/etiket/yasam-hakki/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hakinisiyatifi.org</link>
	<description>Zalime karşı, Mazlumdan yana!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Aug 2018 10:46:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Polis, Hukuk Devletinde Olması Gereken Sınırlarında Kalmalıdır.</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/polis-hukuk-devletinde-olmasi-gereken-sinirlarinda-kalmalidir.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/polis-hukuk-devletinde-olmasi-gereken-sinirlarinda-kalmalidir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2018 10:46:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe & OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[polis şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=1142</guid>

					<description><![CDATA[Onlarca yaşanmışlık ve mağduriyet bulunmakla birlikte, son yaşanan iki örnek ile konuya açıklık getireceğiz. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ohal dönemi ile güvenlik politikalarının asıl olduğu bir devlet aklı ile karşı karşıyayız. 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 667 sayılı KHK’nın “Sorumluluk”  başlıklı 9. maddesine göre; “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz”. Fevkalade esnek ve tüm insan haklarını ihlal cesaretini güvenlik güçlerine verebilecek böyle bir düzenlemenin yansımaları her geçen gün daha fazla yaşam alanlarımızda hissedilmektedir. Bu gibi düzenlemelerden alınan cesaretle, bireyin güvenliği kolayca askıya alınabilmekte, kutsallaştırılan devlet denilen hizmet aygıtı için, temel haklar ve insan onuru kolayca zedelenebilmektedir.</p>
<p>Onlarca yaşanmışlık ve mağduriyet bulunmakla birlikte, son yaşanan iki örnek ile konuya açıklık getireceğiz. Birincisi, basında yer alma şansına bile sahip olmayan bir olaydır. Şanlıurfa’da, 04.07.2018 akşam saat 19.00,/20.00 arası iki minibüs dolusu ellerindeki uzun namlulu silahlarla yaklaşık 30 /35 , Polis Özel Harekat görevlisi, şehir merkezindeki, Gülhan lokantasının önünde beyaz bir arabanın sürücüsünü ailesinin gözü önünde tekme tokat döverek darp edip daha sonra da, karakolu arayarak  göz altına aldırmıştır. Etraftaki kalabalık korkuyla olayı izlemiş, ancak kimse itiraza cesaret bile edememiştir. Muhtemelen itiraz edilse, aynı şeyin kendisine yapılacağını sezen vatandaşlar olayı izlemekle yetinmiştir. Bu olayın olduğu yer, Garanti bankasının, olayın önünde işlendiği Gülhan lokantasının ve Akbank’ın güvenlik kameralarının görüş alanı içerisinde olup, bu keyfi muameleyi yapan kamu görevlileri hakkında etkin bir soruşturma ve cezalandırma talep etmekteyiz.</p>
<p>23.07.2018 tarihinde ise,  82yaşındaki Yusuf Topal, eşi eşi Fatma Topal’ın kronik hastalıkları için kullandığı ilaçların bitmesi üzerine 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi’ne gitmiş, burada reçete yazmayan doktor Ö.Y. ile tartışmıştır. Doktorun polis çağırması üzerine, polis 82 yaşındaki dedeyi gözaltına almıştır. Önce biber gazı sıkılmış, sonra herkesin gözleri önünde cadde ortasında kaba dayak atılarak ters kelepçe takılmış ve polis aracına zorla bindirilmiştir. Somut olaydaki polis uygulaması ceza yasası anlamında, “insanlık dışı muamele” vasfındadır. Neticeten yaşadıklarına yaşlı kalbi dayanamayan Yusuf dede,  kalp krizi geçirerek ölmüştür. Yakınlarına sabır, merhuma ise Allah’tan rahmet dileriz.</p>
<p>Bu ve benzeri olaylarda devlet ivedi şekilde etkin soruşturma başlatmalı, devletin gücünü keyfi olarak kullanan kamu görevlilerini tesirli bir şekilde cezalandırmalıdır. Polis hukuk devletindeki konumunda kalmalı, vatandaşın güvenliğini önceleyen bir zihniyete sahip kılınmalı, kutsallaştırılan devlet için kişi özgürlüğü ve güvenliği feda edilmemeli, bunlara zemin hazırlayan düzenlemeler ise kaldırılarak, acilen herkesin kendisini hukukun güvencesinde hissedeceği bir yapıya ulaşılmalıdır.</p>
<p>Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.</p>
<p>03.08.2018</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Hak İnisiyatifi</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/polis-hukuk-devletinde-olmasi-gereken-sinirlarinda-kalmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim Çalışmalarının Yürütüldüğü Bu Dönemde Meydana Gelen Saldırılar Acilen  Aydınlatılmalı, Olası Saldırıları Engelleyici Tedbirler İvedilikle Alınmalıdır</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/secim-calismalarinin-yurutuldugu-bu-donemde-meydana-gelen-saldirilar-acilen-aydinlatilmali-olasi-saldirilari-engelleyici-tedbirler-ivedilikle-alinmalidir.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/secim-calismalarinin-yurutuldugu-bu-donemde-meydana-gelen-saldirilar-acilen-aydinlatilmali-olasi-saldirilari-engelleyici-tedbirler-ivedilikle-alinmalidir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 May 2018 09:25:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kategoriler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[seçme ve seçilme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[vücut bütünlüğü ve güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=1112</guid>

					<description><![CDATA[Seçim atmosferinin gündemi kuşatması ile beraber seçime katılan parti ve tarafların propaganda özgürlüklerinin keyfi şekilde kısıtlanabildiğini gösteren bilgiler artmaktadır. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Seçim atmosferinin gündemi kuşatması ile beraber seçime katılan parti ve tarafların propaganda özgürlüklerinin keyfi şekilde kısıtlanabildiğini gösteren bilgiler artmaktadır. Son olarak 26 Mayıs gecesi Ankara’da bayraklama çalışması yapan bir grup Saadet Partili üyenin MHP’li olduğu belirtilen kişilerce saldırıya uğradığı ve en az 7 Saadet Partili üyenin yaralandığı bilgisi edinilmiştir. Açık kaynaklardan izlenildiği ve görüntülerde görüldüğü kadarıyla Emniyet güçlerinin hem olay yerine geç intikal ettiği hem de etkin müdahale etmediği ve saldırıyı durdurmadığı, ayrıca yaralıların hastaneye ulaşmasında dahi geciktirici rol oynadığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Seçim güvenliği sadece seçim günüyle kısıtlı olmayıp seçime giden süreçte propaganda hakkının bütün taraflarca özgürce kullanılmasıyla da ilişkilidir. Bütün tarafların serbest propaganda hakkını kullanması için gerekli ortamı sağlamak ise Hükümetin temel sorumluluğudur.</p>
<p>Buna karşın Emniyet güçleri aracılığıyla çeşitli parti çalışmalarına müdahale edilmesi ve kısıtlanması, ulusal medya kanallarında çeşitli siyasi parti temsilcilerine söz hakkı verilmemesi ve Hükümete yakın bazı medya  kanallarında muhaliflerin  mesnedsizce karalanmasına yönelik haber dilinin baskın olduğu görülmektedir. Bu durum seçim atmosferinde kontrol edilmesi zor gerilimlere neden olabilmekte ve son olayda görüldüğü gibi insanların hayatına kasteden sonuçlara yol açabilmektedir.</p>
<p>Tekrar hatırlatmak gerekir ki, siyasi parti faaliyetlerine her  türlü saldırı girişimlerinin engellenmesi Hükümetin ve Emniyet güçlerinin sorumluluğundadır. Ulusal yayın yapan Hükümete yakın medya kuruluşlarının ise tek taraflı ve şeytanlaştırıcı bir dil kullanmaktan derhal vazgeçmesi seçim güvenliği ile doğrudan ilgili bir unsurdur.</p>
</div>
<div></div>
<div><span class="m_3442188250680492649Apple-style-span">Bu olanlara dayanarak hükümeti seçim güvenliği konusundaki anayasal sorumluluğunu yapmaya davet ediyor, bu nevi saldırılarda ihmali olan emniyet görevlileri hakkında gerekli yasal işlemleri başlatmasını istiyoruz.</span>Özellikle, ağır yaralı bir insanın -kim olursa olsun -ambulansın anahtarını alarak 20 dakika emir gelmediği gerekçesiyle hastaneye güvenlik güçleri tarafından gönderilmediği iddiası çok vahimdir. Bu konuda acilen soruşturma başlatılmalı ve sonuçları kamuoyu ile paylaşılmalıdır.Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.</div>
<div>Hak İnisiyatifi Genel Merkezi</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/secim-calismalarinin-yurutuldugu-bu-donemde-meydana-gelen-saldirilar-acilen-aydinlatilmali-olasi-saldirilari-engelleyici-tedbirler-ivedilikle-alinmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözaltında intihar iddiasının sorumluluğu kamu idaresindedir!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/gozaltinda-intihar-iddiasinin-sorumlulugu-kamu-idaresindedir.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/gozaltinda-intihar-iddiasinin-sorumlulugu-kamu-idaresindedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Dec 2017 22:57:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kategoriler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=1019</guid>

					<description><![CDATA[Açık kaynaklardan edinilen bilgiye göre; Murat Araç (19) isimli şahıs Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yol denetimi esnasında sahte kimlikle yakalanmış ve hakkında örgüt üyeliği suçlaması olduğu iddiasıyla gözaltına alınmıştır. Gözaltı işlemi sonrasında, 15 Aralık 2017 günü Jandarma Karakolundan telefon edilerek ailesi ile görüştürülmüş ve aile Antalya’ya ulaşıp çocuğu ile görüşmek istediğinde Murat Araç’ın Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açık kaynaklardan edinilen bilgiye göre; Murat Araç (19) isimli şahıs Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yol denetimi esnasında sahte kimlikle yakalanmış ve hakkında örgüt üyeliği suçlaması olduğu iddiasıyla gözaltına alınmıştır. Gözaltı işlemi sonrasında, 15 Aralık 2017 günü Jandarma Karakolundan telefon edilerek ailesi ile görüştürülmüş ve aile Antalya’ya ulaşıp çocuğu ile görüşmek istediğinde Murat Araç’ın Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün üçüncü katındaki açık pencereden atlayarak intihar ettiği bilgisi kendilerine verilmiştir.</p>
<p>Ailenin beyanına göre; yaklaşık 3 yıldır görüşmedikleri oğullarının cenazesini otopsi sonrası gördüklerinde vücudunda darp izleri bulunmuştur. Cenazenin memlekete götürülmesi için yapılan başvurulara ise hem Antalya Belediyesi hem de Ceylanpınar Belediyesi tarafından olumsuz cevap verilmiştir.</p>
<p>Olayın ardından Meclis gündeminde konuyla ilgili soruları yanıtlayan İçişleri Bakanı ise; intihar etme yönünde örgüt talimatı olduğunu belirtmiş ancak gözaltına alınan kişilerin can güvenliğini sağlamak üzere kamu görevlilerinin sorumluluğuna dair herhangi bir ifade kullanmamıştır. Muhtemel benzer vakalar için daha en baştan sorumluluk savuşturan bu tarz açıklamaların kabul edilemez nitelikte olduğu ve özellikle 90’lı yıllarda yaşanan gözaltında kaybetme olaylarının üstünü kapatan tarzdaki açıklamalara benzediği, açılması gereken soruşturma üzerine gölge düşürdüğü açıktır. Kamu idaresinin gözaltına alınan herkesin can güvenliğini sağlamak üzere birinci dereceden sorumluluğu olduğunu yeniden hatırlatıyoruz. Ayrıca, Murat Araç’ın otopsi raporunun ailenin avukatlarına açık şekilde düzenlenmesi ve bütün şüpheleri giderecek şekilde bir açıklama yapılması gerektiği de izaha gerek duymayan bir sorumluluktur.</p>
<p>HAK İnisiyatifi olarak, Murat Araç’ın ölümünde kusur veya ihmali bulunanların açığa çıkarılmasının ve kamuoyunda şüpheye yer bırakmayacak şekilde yargılanmaları sorumluluğunun ilgili Kamu idaresinde olduğunu hatırlatıyor ve gözaltında işkence iddialarının ciddiyetle soruşturulması, can güvenliğinin sağlanması hususunda Hükümeti sorumluluk almaya çağırıyoruz. Ayrıca cenazeleri defnetmekte ailelere yardımcı olmamak üzere Belediyelere açık veya gizli bir İçişleri Bakanlığı talimatı varsa, bu talimatların derhal geri alınması çağrısını yapıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/gozaltinda-intihar-iddiasinin-sorumlulugu-kamu-idaresindedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zırhlı Araçlar Hayat Hakkına Kastediyor!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/zirhli-araclar-hayat-hakkina-kastediyor.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/zirhli-araclar-hayat-hakkina-kastediyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Oct 2017 19:12:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kategoriler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[kişi özgürlüğü ve güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[panzer]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=979</guid>

					<description><![CDATA[Son dönemde güvenlik güçlerine ait zırhlı araçların çarpması sonucu birçok kişinin hayatını kaybettiği görülmektedir. Açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre, şehir içi çatışmalar tamamen sonlandıktan sonra, Nisan 2016’dan itibaren, en az 10 kişi cadde ve sokaklarda yürüyüş halinde iken zırhlı araçların çarpması sonucu; Silopi’de Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşler ise zırhlı aracın evlerine çarparak içeri girmesi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde güvenlik güçlerine ait zırhlı araçların çarpması sonucu birçok kişinin hayatını kaybettiği görülmektedir. Açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre, şehir içi çatışmalar tamamen sonlandıktan sonra, Nisan 2016’dan itibaren, en az 10 kişi cadde ve sokaklarda yürüyüş halinde iken zırhlı araçların çarpması sonucu; Silopi’de Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşler ise zırhlı aracın evlerine çarparak içeri girmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Aynı dönemde benzer tiplerdeki zırhlı araçların diğer sivil araçlara çarpması sonucu ise sivil araçlarda bulunan en az 9 kişi hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Yine bu dönemde en az 5 kişinin ise zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu yaralanarak hayatını kaybettiği bilinmektedir. Bu açılan ateş sonucunda yaşanılan yaralanma ve ölümler sonrası yapılan resmi açıklamalarda, araçtaki silahın “tutukluk” yaptığı belirtilmiş fakat daha sonra ciddi bir soruşturmanın yürütüldüğünü gösteren tatmin edici herhangi bir girişim görülmemiştir.</p>
<p>Son olarak 21 Ekim 2017 Cumartesi günü Siirt merkezde, 7 yaşındaki Felek Batur isimli çocuk cadde üzerinde karşıya geçerken Emniyet Müdürlüğüne ait zırhlı bir aracın çarpması sonucu ezilmiş ve daha sonra hayatını kaybetmiştir.</p>
<p>Bütün bu olaylarda, şehir içi alanlarda sokak aralarında ve caddelerde yüksek hızla hareket eden zırhlı araçların sivillerin güvenliğini tehlikeye atmasını normal karşılayan güvenlik merkezli uygulamalar etkindir. Çarpmalar sonucu sivillerin ölümünün etkin bir soruşturmaya konu olmaması ve kusur veya suçların her seferinde cezasız bırakılması zırhlı araçların tehlikeli tarzda kullanımını yaygınlaştırmıştır. Şehir içi güvenlik riski yokken yaşanan çok sayıda ölümlü kaza, sivillerin hayatının önemsenmediği yönündeki inancı pekiştirmektedir.</p>
<p>Hak İnisiyatifi olarak; zırhlı araçların şehir içinde ölüme neden olacak keyfilik ve tarzda kullanımına derhal son verilmesi, İçişleri Bakanlığı tarafından sivillerin yaya olarak gezme hakkını önceleyen bir prosedürün kamuoyuna açıkça ilan edilmesi ve sivillerin ölümüne neden olan bütün bu olayların faillerinin yargı önüne çıkarılıp soruşturmaların ciddiyetle yürütülmesi talebimizi kamuoyuna saygıyla arz ederiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/zirhli-araclar-hayat-hakkina-kastediyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şenay Aybüke&#8217;nin Yaşam Hakkını İhlal Eden Saldırıyı Kınıyoruz</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/senay-aybukenin-yasam-hakkini-ihlal-eden-saldiriyi-kiniyoruz.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/senay-aybukenin-yasam-hakkini-ihlal-eden-saldiriyi-kiniyoruz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jun 2017 21:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[şenay aybüke]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=903</guid>

					<description><![CDATA[10 haziran 2017 tarihinde Batman Valiliği&#8217;nin yaptığı açıklamaya göre Kozluk ilçe merkezi ve Bekirhan beldesinde silahli saldırı gerçekleşmiştir. Iddialara göre Kozluk Belediye Başkanınin hedef alindigi saldirida, bir başka araçta olan Şenay Aybüke ismindeki öğretmen hayatını kaybetmiş, bir sivil vatandaş ise hafif yaralanarak tedavi altına alınmıştır. Olay yerinden kaçan araç Kozluk ilçesi Bekirhan Belde Jandarma Karakolu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 haziran 2017 tarihinde Batman Valiliği&#8217;nin yaptığı açıklamaya göre Kozluk ilçe merkezi ve Bekirhan beldesinde silahli saldırı gerçekleşmiştir.</p>
<p>Iddialara göre Kozluk Belediye Başkanınin hedef alindigi saldirida, bir başka araçta olan Şenay Aybüke ismindeki öğretmen hayatını kaybetmiş, bir sivil vatandaş ise hafif yaralanarak tedavi altına alınmıştır. Olay yerinden kaçan araç Kozluk ilçesi Bekirhan Belde Jandarm<span class="text_exposed_show">a Karakolu önündeki güvenlik güçleri tarafından durdurulmaya çalışılmış, araç dur ihtarına uymayarak kendini patlatmış ve olay yerinde bulunan iki asker ve bir sivil yaralanarak tedavi altına alınmıştır.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>En temel hak olan yaşam hakkına kasdeden bu saldırıyı yüksek sesle kınıyor ve toplum vicdanında onarılması güç yaralar açmaya neden olduğunu,sivillerin hayatına yönelik saldırıların tüm toplumu yeni bir şiddet sarmalı tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını hatırlatırız.</p>
<p>Bu saldırıda yaşamını yitiren Şenay Aybüke&#8217;ye Allah&#8217;tan rahmet ve yakınlarına sabır, yaralılara şifa diliyoruz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/senay-aybukenin-yasam-hakkini-ihlal-eden-saldiriyi-kiniyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Silopi’deki Yaşam Hakkı İhlallerini Kınıyor, Adil Bir Soruşturma İstiyoruz!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/silopideki-yasam-hakki-ihlallerini-kiniyor-adil-bir-sorusturma-istiyoruz.html</link>
					<comments>https://hakinisiyatifi.org/silopideki-yasam-hakki-ihlallerini-kiniyor-adil-bir-sorusturma-istiyoruz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2017 20:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Silopi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.net/?p=897</guid>

					<description><![CDATA[Şırnak İli Silopi ilçesi Karşıyaka mahallesinde, 04.05.2017 tarihinde gece, zırhlı polis panzerinin bir sivil vatandaşın evinin duvarını yıkarak içeri girdiği, yataklarında uyuyan iki çocuğun yaşam hakkını ihlal ettiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. HAK İnisiyatifi’ni temsilen bir heyet acılı aileye taziye ziyaretinde bulunmuş ve iddialarla ilgili birinci ağızdan bilgi almıştır. Heyetimizin aileden ve görgü yanıklarından aldığı bilgiye göre; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak İli Silopi ilçesi Karşıyaka mahallesinde, 04.05.2017 tarihinde gece, zırhlı polis panzerinin bir sivil vatandaşın evinin duvarını yıkarak içeri girdiği, yataklarında uyuyan iki çocuğun yaşam hakkını ihlal ettiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır.</p>
<p>HAK İnisiyatifi’ni temsilen bir heyet acılı aileye taziye ziyaretinde bulunmuş ve iddialarla ilgili birinci ağızdan bilgi almıştır. Heyetimizin aileden ve<span class="text_exposed_show"> görgü yanıklarından aldığı bilgiye göre; mahallede bulunan MHP İlçe Teşkilatı’nı korumakla görevli olan polis panzeri, gece saatlerinde yolun soluna doğru kontrolsüz bir şekilde hızla ilerleyip bir evin duvarını ve kolonunu yıkarak içeri girmiş, 7 yaşındaki Muhammet ile 6 yaşındaki Furkan’ın ölümüne sebep olmuştur. Bu elim hadisenin hemen arkasından ilçe teşkilatında sabit nöbet tutan polisler gelip faili ve zırhlı aracı polis konutlarına götürmüşlerdir. Sabit nöbet tutması gereken zırhlı aracın o saatte devriye gezmesi ve aracın o saatte çok hızlı bir şekilde kullanılması izaha muhtaç noktalar olmakla birlikte olay yeri incelemesi yapılmadan panzerin polis konutlarına çekilmesi heyetimizde delillerin karartılmasına yönelik bir kanaat oluşturmuştur.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Hak ihlallerinin ve özelde yaşam hakkı ihlallerinin normalleştirilmeye çalışıldığı bir zaman ve zeminde çocuk yaşta sivil ölümleri kamuoyunda infial uyandıracak derecededir. Silopi Savcılığı ve Şırnak Valiliği olay hakkında soruşturma başlattıklarını açıklamıştır ancak bugüne kadar gerçekleşen yaşam hakkı ihlallerinin akıbeti bu soruşturma hakkında olumlu bir beklentiyi mümkün kılmamaktadır. Bu sebeple polisin kasıt yahut ihmal, her ne kusuru varsa bunun benzer facialar karşısındaki cezasızlık politikasından kaynaklandığını düşünüyoruz.</p>
<p>Biz HAK İnisiyatifi olarak; OHAL ortamının ve bu ortamda gerçekleşen hak ihlallerinin normalleştirilmesini kabul etmiyoruz. Güvenliği sağlaması gereken araç ve kişilerin bizatihi güvenlik sorunu üretmeleri karşısında kamu idaresinin sorumluluğu kabul ederek, kolluk kuvvetlerinin hak ihlaline neden olan fiilleri sebebiyle kamuoyunun vicdanını tatmin edecek tedbirler almasını talep ediyoruz.</p>
<p>İçişleri Bakanlığına, olayın şeffaf ve adil bir yargı süreci ile aydınlatılmasını, benzer olaylarda uygulanan cezasızlık politikasının terk edilmesini, aileden bakanlık adına resmi özür dilenerek failin vicdanları tatmin edecek şekilde cezalandırılması çağrısında bulunuyoruz. Bakanlar Kuruluna da özellikle bölgede hayatın olağan akışını ciddi derecede etkileyen OHAL kaldırılarak normalleşme adımları atılması çağrımızı yineliyoruz.</p>
<p>Muhammet ve Furkan’a Allah’tan rahmet, kederli Yıldırım ailesine başsağlığı diler, bu elim hadisenin hukuk ve toplum önünde takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla arz ederiz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hakinisiyatifi.org/silopideki-yasam-hakki-ihlallerini-kiniyor-adil-bir-sorusturma-istiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
