<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
	<title>Emek Hakları &#8211; HAK İnisiyatifi Genel Merkez</title>
	<atom:link href="https://hakinisiyatifi.org/kategori/kategoriler/emek-haklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hakinisiyatifi.org</link>
	<description>Zalime karşı, Mazlumdan yana!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Feb 2024 12:13:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>MADENCİLİKTE CEZASIZLIK PRATİĞİNE SON VERİLMELİDİR</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/madencilikte-cezasizlik-pratigine-son-verilmelidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 12:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7568</guid>

					<description><![CDATA[Erzincan İli, İliç İlçesi, Çöpler Köyü mevkisinde bulunan özel sektöre ait altın madeninde siyanürlü toprakların kayması sonucu 9 işçi göçük altında kalmıştır. Aynı zamanda büyük bir çevre felaketine dönüşen bu faciada Fırat Nehri havzasına yönelik büyük bir risk ortaya çıkmıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve iddialarda bu işletmenin geçmişten bugüne kadar standartlara aykırı yöntemler ile çalıştığı; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan İli, İliç İlçesi, Çöpler Köyü mevkisinde bulunan özel sektöre ait altın madeninde siyanürlü toprakların kayması sonucu 9 işçi göçük altında kalmıştır. Aynı zamanda büyük bir çevre felaketine dönüşen bu faciada Fırat Nehri havzasına yönelik büyük bir risk ortaya çıkmıştır.<br />
Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve iddialarda bu işletmenin geçmişten bugüne kadar standartlara aykırı yöntemler ile çalıştığı; ancak iddiaların etkin soruşturulmadığı yönünde çeşitli veriler paylaşılmaktadır.</p>
<p>Madencilik sektöründe geçmişte de büyük facialar da yaşanmış olup, genel olarak bu faciaların etkin soruşturulmadığına ilişkin kamuoyunda yaygın bir kanaat mevcuttur.</p>
<p>Facialardan sonra olay yerine sivil toplumun ve hak savunucularının erişiminin kısıtlanması yanlış uygulamasına bu faciada da tevessül edilmiştir. Facia bölgesine giderek yerinde inceleme yapmak isteyen İnsan Hakları Derneği heyetinin “Tunceli İlinden Erzincan İline Çıkışları Yasaklayan Karar” kapsamına gözaltına alınması anayasal hakların özünü zedeler niteliktedir. Bu tür antidemokratik yaklaşımlar ile suçluların perdelenmesi devletin dikkatle kaçınması gereken fevkalade yanlış bir pozisyondur.</p>
<p>Geçmişteki olumsuz uygulamaların aksine bu olayın etkin soruşturulması konusunda yargı organlarına ve diğer yetkili mekanizmalara tekrar çağrıda bulunuyoruz. Erzincan&#8217;daki madende yaşanan toprak kaymasının tüm yönleriyle araştırılmasına ilişkin kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’na adil şahitlik görevlerini hatırlatıyoruz. Bu facia ile ilgili yapılacak çalışmalar ile cezasızlık pratiği tüm taraflar açısından ortadan kaldırılmalıdır. Hak İnisiyatifi Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı Kamuoyuna bildiririz.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2024/02/WhatsApp-Image-2024-02-15-at-14.33.34-1.jpeg" length="38614" type="image/jpeg"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2024/02/WhatsApp-Image-2024-02-15-at-14.33.34-1.jpeg" width="430" height="712" medium="image" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/ohal-uygulamalari-sonrasinda-adalet-arayisinda-neredeyiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 15:35:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cezaevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe & OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7391</guid>

					<description><![CDATA[Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı. Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı.</p>
<p>Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile binlerce kamu personelinin işten çıkarıldığı,  binlerce kişi hakkında  adli işlem yapıldığı, halen yüz binden fazla soruşturma, kırk sekiz binden fazla davanın bulunduğu,  hak ihlallerinin sivil ölüm boyutuna ulaştığı, bu zorlu ve milyonlarca mağdur yaratan &#8216;adalet arayışı&#8217; sürecini değerlendirdi. Katılımcıların katkıları ile sorunlara ilişkin çözüm önerileri ele alındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7401" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />h<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7402" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg" alt="" width="297" height="223" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7397" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg" alt="" width="296" height="222" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7393" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe.jpg 1599w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>AYRIMCI KOLLUK UYGULAMALARI SON BULMALIDIR.</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/ayrimci-kolluk-uygulamalari-son-bulmalidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 10:28:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7256</guid>

					<description><![CDATA[SAAB Kafe ismiyle bilinen kafenin 17 Haziran 2022 Cuma günü akşamında düzenlenen tabela açılışında, emniyet görevlilerinin Anayasa ve yasaları hiçe sayan tutumları ve baskıları sonucunda yaşanan ve basına da yansıyan, tüm vicdanları rahatsız eden olaylar, yaklaşık 9 aydır devam eden ve adeta sistematik hale gelen insan hakları ihlallerinin son halkasını oluşturmuştur. 2010 yılı ve sonrasında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAAB Kafe ismiyle bilinen kafenin 17 Haziran 2022 Cuma günü akşamında düzenlenen tabela açılışında, emniyet görevlilerinin Anayasa ve yasaları hiçe sayan tutumları ve baskıları sonucunda yaşanan ve basına da yansıyan, tüm vicdanları rahatsız eden olaylar, yaklaşık 9 aydır devam eden ve adeta sistematik hale gelen insan hakları ihlallerinin son halkasını oluşturmuştur.<br />
2010 yılı ve sonrasında artan şekilde, Ankara ili Çankaya ilçesi Kızılay semtinde Afrika (genellikle Somali ve Etiyopya) kökenli, bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş diğer bir çoğu ise yasal ikamet veya çalışma iznine sahip bireyler, kendi adlarına veya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla ortak olarak kendi kültürlerini yansıtan kafe, restoran veya mağaza tarzı işyerleri açmışlardır. Bu işyerlerinde Afrika uyruklu insanlarla ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları uyum içinde çalışmış, kamuoyuna yansıyan hiçbir adli vaka yaşanmamış, komşu esnafın takdiri ve desteği oluşmuş, şehrin ve ülkenin kültürel zenginliğine önemli bir katkı sağlanmış, renklerin ve dillerin Allah’ın ayetlerinden olduğunun örneği sergilenmiştir.<br />
Yaklaşık 9 ay kadar önce başlayan ve anılan işyerleri ve sahipleri üzerine yoğunlaşan “denetim” görünümlü, yıldırmaya dönük kolluk baskısı sonucu kamuoyuna da yansıyan, yasalarımızın açıkça yasakladığı ayrımcılık ve ırkçılık dışında makul açıklaması olamayacak vahim olaylar yaşanmıştır.<br />
Kamuoyuna yansıyan olaylar sonrasında Hak İnisiyatifi Derneği olarak sık sık ziyaret ettiğimiz, hak mücadelelerine desteğimizi açıkladığımız SAAB Kafe ve diğer işletmelerin çalışan ve işletmecileriyle birlikte komşu esnaflardan duyulan baskılar son derece endişe vericidir ve emniyet görevlilerinin kullandıkları ifadeler özetle şu şekilde aktarılmaktadır:<br />
&#8211; “Ankara’nın merkezi olan Kızılay’da siyahi insanlar dikkat çekmektedir ve istenmemektedir,<br />
&#8211; Keçiören ve Mamak gibi ilçelerin kenar semtlerine giderlerse sorun olmayacaktır,<br />
&#8211; Yabancı dilde tabela ve kültürlerini yansıtan (yemeklerin ağırlıkta olduğu restoranlara, kafelere) iş yerlerine izin verilmeyecektir,<br />
&#8211; İş yerlerini kapatmadıkları takdirde denetimler, gözaltılar sıklaşacak ve sınır dışı edilmeleri sağlanacaktır.”</p>
<p>Ülkemiz görüldüğü kadarıyla bir devlet politikası olarak son yıllarda artan bir şekilde Afrika ülkeleriyle yakınlaşma çalışmaları sürdürülmekte, açılan temsilcilikler, okullar, ibadet mekanları, sivil toplum çalışmaları ve insani yardım faaliyetleri yoluyla ülkeler ve halklar arasında dayanışmayı artırmaya gayret etmektedir. Evrensel insan hakları ile Anayasal ve yasal tüm sınırlamaların yanı sıra söz konusu kamu görevlilerinin yasal görev tanımlarına da aykırı olan baskılara son verilmelidir.<br />
Yaklaşık 9 aydır devam eden baskılar sonucu Afrika kökenli insanların işletmesinde yer aldıkları 10 kadar iş yeri kapanmak zorunda kalmıştır. Geriye kalan birkaç iş yerinden SAAB Kafe&#8217;nin tabelaları sökülmüş ve müşterilerin yoğun olduğu zaman dilimleri de dahil olmak üzere baskılar devam ettirilmiştir. Baskıların kamuoyuna yansıması sonrası kafe&#8217;ye toplumun her kesiminden destek ziyaretleri olmuş ve 17 Haziran 2022 günü saat 18:00’de Afrika kültürünü yansıtan rengarenk tabelaların açılışının yapılacağı kamuoyuna duyurulmuştur.<br />
Açılışa Hak İnisiyatifi Derneği üyeleri de katılmışlar ve yaşanan olaylara şahit olmuşlar, işletme sahiplerine destek olmaya çalışmışlardır. Kamuoyuna yansıyan ve Hak İnisiyatifi Derneği üyelerinin de şahit olduğu vahim olaylar şu şekilde özetlenebilir:<br />
&#8211; Açılış saatinden önce açılışa katılan insan sayısından fazla sayıda olduğu görülen çoğu sivil emniyet görevlileri işletmenin etrafında yerleşmiş ve açılış saatine çok kısa zaman kala kendi tabirleriyle “denetime” başlamışlardır.<br />
&#8211; Diğer kolluk görevlilerinin amiri olduğu anlaşılan (kimlik ibraz etmeyen) sivil giyimli görevli, maalesef halka hizmetle sorumlu bir kamu görevlisi olma anlayışından uzak, nezaket dışı, anayasal ve yasal sınırlarının ve görev tanımının dışında tavırlarla ve söylemlerle “denetim” ve diğer kolluk görevlilerine talimat verme faaliyetlerini yürütmüştür.<br />
&#8211; Açılışta olan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun uyarıları neticesinde söz konusu kolluk amirinin ve amirin talimatlarıyla kolluk görevlilerinin kamuoyuna yansıyan davranışları ve baskıları ortaya çıkmıştır. Kolluk amirinin halkın temsilcisi olarak seçilmiş, bir dönem TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığını da yapmış ve anayasal dokunulmazlığı olan bir Millet vekiline karşı yasal sınırların ve asgari nezaket ölçülerinin tamamen dışındaki tavırları kamuoyuna yansımıştır.<br />
&#8211; Tabela açılışı yapılmış ancak açılış sonrasında kolluk görevlilerinin hemen her rengi taşıyan ve Afrika kültürünü yansıtan tabelada yer alan bazı renklere karşı hassasiyetinin olduğu belirtilmiştir.<br />
&#8211; İki avukat eşliğinde kolluk görevlileriyle işletmecilerin eşliğinde görüşme sağlanmış ve görüşme tutanak haline getirilmiş, isim haricinde kalan tabela bölümlerinin beyaza boyanması sonrası sorun çıkarılmayacağı anlaşılmıştır.<br />
&#8211; Tabelanın isim haricinde kalan bölümleri beyaza boyandıktan sonra yine kolluk görevlileri talebiyle gece saatlerinde tüm tabela beyaza boyanmıştır.</p>
<p>Kamuoyu tepkisi sonrasında Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce yapılan açıklama ise bahane bulma olarak anlaşılmış ancak hem atıf yapılan TSE standardının konuyla ilgili olmadığı hem de tabela standartlarına yönelik bu ölçüde bir kolluk kuvveti kullanımı ile yapılan herhangi bir uygulamanın Ankara Kızılay semti başta olmak üzere ülkenin herhangi bir yerinde görülmediği de bilinmektedir. Söz konusu “açıklama metni” ise olay yerindeki kolluk amirinin hak ihlali dili ile adeta ihlal konusunda yarışan vahim ifadelerle doludur. Demokratik bir toplum düzeninde hayal edilemeyecek düzeyde Parlamentoyu ve halkın seçilmiş temsilcisini hedef alabilen bu yaklaşım ülkemiz demokrasisinin durumu ve geleceği açısından var olan endişeleri güçlendirecektir.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği olarak;<br />
&#8211; TBMM Başkanlık Divanını insan hakları çalışmaları ile tanınan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’na yönelik bu hak ihlali karşısında kamuoyuna açık şekilde sonuç alıcı nitelikte tavır geliştirmeye davet ediyoruz.<br />
&#8211; SAAB  Kafe ve bölgedeki diğer benzer işletmelere yönelik hukuksuz, insan haklarına açıkça aykırı ve ırkçı/ayrımcı baskıları yapan tüm kamu görevlilerinin etkin şekilde adli ve idari soruşturmalardan geçirilmesini talep ediyoruz.<br />
&#8211; Aynı semtte faaliyet gösteren Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu, tamamen görev ve sorumluluk alanına giren bu ayrımcı baskıların ve insan hakları ihlallerinin önlenmesi konusunda daha fazla gecikmeden harekete geçmeye davet ediyoruz.<br />
&#8211; Ayrımcılık mağduru tüm kesimlerin hak taleplerinde yanlarında olduğumuz gibi baskı altındaki bölge esnafının hak taleplerinin de yanında olmaya devam edeceğiz.20.06.2022<br />
Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Atık toplayıcılarına yönelik hukuksuz operasyonlar durdurulmalıdır</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/atik-toplayicilarina-yonelik-hukuksuz-operasyonlar-durdurulmalidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2021 09:04:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6954</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul valiliği 23 Ağustos tarihli açıklamasında, şehirde &#8216;izinsiz-ruhsatsız atık toplama ve ayırma faaliyetlerinin, başta çevre ve halk sağlığı sorunları olmak üzere, kayıt dışı ve sağlıksız koşullarda istihdama yol açtığını, kamu zararı ve haksız kazanca sebebiyet verdiğini&#8217; ileri sürdükten sonra Ümraniye ve Bakırköy gibi ilçelerde kaymakamlıklar, belediye başkanlıkları ve ilçe emniyet müdürlüklerinin denetimlerinde, &#8216;çekçek&#8217; olarak tabir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul valiliği 23 Ağustos tarihli açıklamasında, şehirde &#8216;izinsiz-ruhsatsız atık toplama ve ayırma faaliyetlerinin, başta çevre ve halk sağlığı sorunları olmak üzere, kayıt dışı ve sağlıksız koşullarda istihdama yol açtığını, kamu zararı ve haksız kazanca sebebiyet verdiğini&#8217; ileri sürdükten sonra Ümraniye ve Bakırköy gibi ilçelerde kaymakamlıklar, belediye başkanlıkları ve ilçe emniyet müdürlüklerinin denetimlerinde, &#8216;çekçek&#8217; olarak tabir edilen 650 atık toplama aracı ve 10 plakasız motosiklete el konduğu basın yayın kuruluşlarının geçtiği haberlerden anlaşılmaktadır.</p>
<p>Atık toplayıcılarına dönük bu hukuksuz operasyon onların sorunlarının bir kez daha gündeme gelmesine sebep olmuştur. Kazançları yeme, içme, barınma gibi temel ihtiyaçları dahi karşılayamayan atık toplayıcıların yoksulluğu ortadadır. Bu yoksulluklarının yanında toplum dışına itilmişlikleri, haklara ulaşmadaki problemlerin yanında, sendikalardan ve sosyal güvencelerden yoksun olarak yaşamaları ve bu ağır yoksulluk koşulları altında yaşarken sağlıksız ve itibarsız olarak değerlendirilmeleri göz ardı edilebilecek bir durum değildir.</p>
<p>Atık toplayıcılarına dönük bu haksız girişim çöp toplama işinin, ticari meta olarak kârlılığın keşfi ve çöplerin ihaleyle satılması beraberinde çöp toplama ve değerlendirme işinin, yani geri dönüşümün yeni bir ticari kazanç alanı olarak ortaya çıkmasına dikkatleri çekmiş dolayısıyla büyük işletmeler tarafından atık toplayıcılarının çöple eskisi kadar rahat ilişki kurmasının engellenmesi sonucunu doğurmuştur. Kurallarını büyük işletmelerin denetlediği bir sektör haline dönüşen atık toplayıcılığı geçimini buradan sağlamaya çalışan güvencesiz ve sendikasız büyük bir kesimi sermaye karşısında savunmasız bıraktığı gibi gerçekleştirilen bu hukuksuz operasyonlar akıllara idari makamların bu sektörden kar sağlayan sermayedarlarla işbirliği yaptığı sonucu getirmektedir.</p>
<p>Bizler, Hak İnisiyatifi olarak geçimlerini atık toplayarak sağlayan ve kötü koşullarda çalışma imkanı bulan çöp toplayıcıların geçimlerini sağlayabilmeleri için çözümler getirilmesi ve onların yaşadıkları bu mağduriyet giderilmesi gerektiğini vurguluyor ve herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bunun yanında konunun takipçisi olacağımızı da duyuruyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/10/hurdacYlar1.jpg" length="70260" type="image/jpeg"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/10/hurdacYlar1.jpg" width="652" height="400" medium="image" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hak Mücadelesinde Kadınlara Borcumuzu Hatırlıyoruz</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/hak-mucadelesinde-kadinlara-borcumuzu-hatirliyoruz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2021 11:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6765</guid>

					<description><![CDATA[Hakları için mücadele eden ve bu uğurda hayatlarını kaybeden işçi kız kardeşlerimizi hatırlamak, onların genelde emekçilerin haklarını kazanmasındaki katkılarını görüp, takdir etmek ve çoğaltmak amacıyla; dünyanın geri kalanının göz ardı etmesine rağmen yıllarca 8 Mart’ı bir anma ve değerlendirme günü olarak hatırlayan ve en sonunda bütün dünyanın kabul etmesini sağlayan Clara Zetkin’i, arkadaşları ve diğer &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakları için mücadele eden ve bu uğurda hayatlarını kaybeden işçi kız kardeşlerimizi hatırlamak, onların genelde emekçilerin haklarını kazanmasındaki katkılarını görüp, takdir etmek ve çoğaltmak amacıyla; dünyanın geri kalanının göz ardı etmesine rağmen yıllarca 8 Mart’ı bir anma ve değerlendirme günü olarak hatırlayan ve en sonunda bütün dünyanın kabul etmesini sağlayan Clara Zetkin’i, arkadaşları ve diğer tüm kadınların emeğini hatırlayarak, takdir ederek selamlıyoruz. Bütün toplumun görünen ve görünmeyen eşitsizlik ve ayrımcılık üreten pratikleri, söylemi ve zihniyetiyle mücadele eden kadınların yanında olduğumuz kadar, -hak mücadelesi bütün dinler ve öğretiler için tavsiye edilen aziz bir mücadele olmasına rağmen- statükoya boyun eğmiş ve çeşitli iktidarların günü birlik çıkarlarını korumak için bozulmuş olan dini yorumlarla da mücadele eden kadınların yanında olduğumuzu belirtiriz.</p>
<p>Ayrımcılık ve zulüm nasıl sadece buna maruz kalanı değil bütün toplumu çürüten, zayıflatan bir durum ise hak mücadelesi de bütünseldir. Kadın hakları için mücadele de genel insan haklarının tanınmasına ve saygı görmesine büyük katkı yaptığı için de kadınların mücadelesine insan hakları savunucuları olarak büyük değer veriyoruz. En son kadınların cezaevlerinde yaşadıkları “çıplak arama” mevzuunu dile getirmeleri, kadın-erkek ve çocuklara uygulanan bu insanlık dışı uygulamanın bilinmesine ve karşı çıkılmasına yol açtı ve umarız ki kaldırılmasına da yol açacak.</p>
<p>Bütün bu mücadelelere rağmen çeşitli şekillerde devam eden eşitsiz uygulamalara ve ayrımcılıklara ilave olarak hemen her gün tanık olduğumuz kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin son bulmasını istiyoruz. Hak İnisiyatifi olarak, kadın cinayetlerini ilahi kelamın “bir masumun ölümü bütün insanlığın ölümü gibidir” ilkesi gereğince, her gün, hatta bazen günde iki kere bütün insanlık ölmüş, kıyamet kopmuş gibi tepki vermemiz gereken bir husus olarak görüyor ve toplumu ve yöneticileri bu hususla gereken şekilde mücadele etmeye davet ediyoruz.</p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Soma Maden İşçilerinin Yürüyüşü Engellenmemeli, İşçilerin Gaspedilmiş Hakları Verilmelidir!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/soma-maden-iscilerinin-yuruyusu-engellenmemeli-iscilerin-gaspedilmis-haklari-verilmelidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2020 11:48:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6697</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Uyar’a gittiğimizde iş yerinin müdürü, ‘ölmediniz de başımıza bela oldunuz’ dedi. ‘Ölseydiniz verirdim yakınlarınızın eline 50-100 bin lira, kurtulurdum’ dedi. ‘Hukuka gidip hakkınızı arayın’ dedi. Gittik, adalet yine yok. Kime anlatacağız derdimizi? İşçinin ölmesinden daha memnun adamlar, bundan daha çok faydalanıyorlar, çünkü kendini savunamayacak artık.” &#8211; Uyar Madencilik eski işçisi 2014 yılında Manisa ilinin Soma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;Uyar’a gittiğimizde iş yerinin müdürü, ‘ölmediniz de başımıza bela oldunuz’ dedi. ‘Ölseydiniz verirdim yakınlarınızın eline 50-100 bin lira, kurtulurdum’ dedi. ‘Hukuka gidip hakkınızı arayın’ dedi. Gittik, adalet yine yok. Kime anlatacağız derdimizi? İşçinin ölmesinden daha memnun adamlar, bundan daha çok faydalanıyorlar, çünkü kendini savunamayacak artık.”</em></p>
<p>&#8211; Uyar Madencilik eski işçisi</p></blockquote>
<p>2014 yılında Manisa ilinin Soma ilçesinde Uyar Madencilik’e ait bir madende patlama gerçekleşmiş, patlamanın ardından maden kapatılmış ve işçilere tazminatları verilmemiştir. İşçiler haklarını talep ederken çok kısa bir süre sonra Soma Holding’e bağlı Eynez maden işletmelerinde 13 Mayıs patlaması yaşanmış ve toplam 301 işçi yaşamını yitirmiştir. Bu katliamdan 6 ay sonra Eynez maden işletmesinde hayatta kalan işçiler ve aynı işletmeciye bağlı Atabacası maden ocağındaki 2831 işçi, cep telefonlarına gelen bir mesaj ile işten çıkarıldığını öğrenmiştir.</p>
<p>Uyar madencilik işçileri 2014’ten beri Bağımsız Maden-İş Sendikası&#8217;nın öncülüğünde, hem hukuki yollarla, hem de siyasetçilere seslenerek uzun bir hak mücadelesi yürütmüştür. Bu mücadelenin sonucunda, 28 Temmuz 2020’de Resmi Gazetede yayınlanan ve 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 11. madde Türkiye Kömür İşletmeleri sorumlu kabul edilmiş ve Soma ilçesindeki Işıklar, Atabacası, Geventepe ocaklarında çalışmış işçilerin kıdem tazminatlarının bu kurum tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır. Fakat yasanın rödovanslı diye tabir edilen tüm sahaları kapsaması beklenirken, aynı şartlarda çalışmış ve aynı şekilde mağdur olmuş diğer rödovanslı sahalardaki işçiler kapsam dışı bırakılmıştır. Hariç tutulan bu işçilerden yaklaşık yedi yüzü kişi hala o madenlerde çalışmaya devam ettiğinden, üst işveren olan Türkiye Kömür İşletmelerine karşı hukuk yoluna başvurmaya korktukları ifade edilmektedir. Çalışmayıp işverene karşı davalarını kazananların bir kısmı da paralarını tahsil edememiş durumdadır. Bu nedenlerle hala haklarını alamayan tüm işçiler mücadelenin bir sonuç vermesinin de yarattığı umutla daha kalabalık şekilde içeride kalan haklarını alabilmek umuduyla harekete geçerek, Ankara’ya bir yürüyüş planı yapmışlardır.</p>
<p>Kimi 6 kimi 14 yıldır haklarını bekleyen işçiler bir yandan yasaya karşı idari dava yoluna giderken, bir yandan da tüm kuşaklar boyunca aynı ailelerin işletmesi altında işçilerin hayatlarını karartan Türkiye’nin en büyük maden sahalarına dikkat çekmek istemişlerdir. Çeşitli hilelerle, kazanılmış haklarını gasp eden ve borçlarına rağmen kolayca ruhsat alarak yeni madenlerle büyümeye devam eden, yasal yollarda bir şekilde kayırılan patronlarına, artık devletin müdahale etmesi ve adaleti yeniden diriltmesi için 12 Ekim’de iki koldan Ankara’ya yürümeye karar vermişlerdir. İçlerinde kaza geçirip malulen emekli edilen ancak haklarını alamayanlar da var bir mesajla işten çıkarılanlar da. 60 maden işçisinin katıldığı yürüyüşün 10 gün sürmesi ve Ankara&#8217;da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde son bulması beklenmekte idi. İşçiler Kaymakamlık&#8217;a, Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;ne ve İçişleri Bakanlığı&#8217;na dilekçe yazarak çeşitli kurumları yürüyüş hakkında bilgilendirmiştir.  Ancak yürüyüş ilk önce Soma Kaymakamlığı tarafından hukuksuz bir gerekçeyle yasaklanmıştır. Manisa 1. İdare Mahkemesi, Kaymakamlık&#8217;ın yasağıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen yürüyüş bu kez de Manisa Valisi’nin talimatıyla Jandarma tarafından engellenmiştir. İşçiler, 14 Ekim’de Soma Katliamı’nda vefat eden 301 madencinin medfun olduğu mezarlıkta ziyarette bulunurken polis tarafından ablukaya alınarak engellenmişler, 17 Ekim’de de  gözaltına alınmışlardır. 24 gün beklemenin ardından İzmir Depremi’nde arama kurtarma çalışmalarına yardım ettikten sonra yeniden yürüyüşe geçmeye karar veren işçiler 4 Kasım’da yine jandarma müdahalesi ile karşılaşmışlardır. İşçiler sarı sendika, hukuk ve siyasetin hakları aleyhine işlediği uzun yıllar boyunca süren mücadelenin getirdiği yorgunluğa rağmen yürüyüşlerine devam etmekten vazgeçmemişlerdir.</p>
<p>Hatırlatırız ki, güvenceli çalışma anayasal bir haktır. Kanunlarla verilmiş haklar keyfi uygulamalarla geri alınamaz. Devletin gerek ruhsat vermekten sorumlu olması, gerek maden şirketleriyle yaptığı kira sözleşmeleri, gerekse iş hukukunun uygulanması konusundaki denetim yetkisi nedeniyle bu büyük sektörde sönen hayatlardan sorumluluğu vardır. Hukuka ve adalete olan güven burada biter, burada tazelenir.</p>
<p>Kamu idaresi temel sorumluluklarını yerine getirerek kanunlarla garantiye alınmış hakların takipçisi olmalı, keyfi ruhsatlandırmaya son vermeli, işverenin yargı kararlarını uygulamamasının ve manipüle etmesinin önüne geçmelidir. Bu geniş iş sahasında işletmeci denetimleri güçlendirilmelidir. Acil olarak, işçilerin tazminatlarını güvenceye alan 4857 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11. maddesinde eşitlik sağlanmalı ve Somalı maden işçilerinin talepleri karşılanmalıdır.09.11.2020</p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Uygulaması Kaynaklı Hak İhlalleri  İnceleme ve Araştırma Raporu</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-uygulamasi-kaynakli-hak-ihlalleri-inceleme-ve-arastirma-raporu.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2020 18:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Darbe & OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt İçi Raporlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6647</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de uzun yıllardır yalnızca güvenlik bürokrasisinde görev yapacak olan kamu personelleri için uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kurumu, 15 Temmuz  darbe girişimi ardından 03/10/2016 tarihli bir OHAL KHK’sıyla tüm kamu personellerine uygulanacak şekilde genişletilmiş, söz konusu KHK, OHAL’in bitmesinin ardından 01/02/2018 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak kanunlaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesi 24/07/2019 tarihli kararında uygulamanın bu şekilde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de uzun yıllardır yalnızca güvenlik bürokrasisinde görev yapacak olan kamu personelleri için uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kurumu, 15 Temmuz<span class="Apple-converted-space">  </span>darbe girişimi ardından 03/10/2016 tarihli bir OHAL KHK’sıyla tüm kamu personellerine uygulanacak şekilde genişletilmiş, söz konusu KHK, OHAL’in bitmesinin ardından 01/02/2018 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak kanunlaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesi 24/07/2019 tarihli kararında uygulamanın bu şekilde genişletilmesinin hak ihlallerine sebep olduğu gerekçesiyle yeni düzenlemeyi iptal etmiştir. Öte yandan bu tarihten sonra düzenlemenin yeniden kanunlaştırılması TBMM gündemine gelmiş olsa da kamuoyunun tepkileri sonucunda revize edilerek yeniden gündeme getirilmek üzere geri çekilmiştir.</p>
<p>Yayınladığımız bu rapor tekrar gündeme getirilen düzenlemenin neden olduğu hak ihlallerini tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu raporun hazırlanmasında, güvenlik soruşturması ve arşiv taramasının olumsuz sonuçlanmasının sebeplerinin resmi bir şekilde öğrenilebileceği yegane kaynak olan gerekçeli mahkeme kararlarından yararlanılması yoluna gidilmiştir. Söz konusu mahkeme kararları, derneğimiz tarafından kamuoyuna yapılan çağrı ve açık kaynaklarda yapılan araştırmalar ile toplanmıştır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Elde edilen mahkeme kararlarının içeriklerinden anlaşıldığı üzere, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasıyla mevzuatın uygulayıcıların takdir marjını ileri derecede geniş tutmasından dolayı kanunilik ve eşitlik ilkeleri ihlal edilmektedir. Bu uygulama çerçevesinde, şeffaflık, hukuki öngörülebilirlik, kamu görevine katılma hakkı, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Mevcut haliyle bürokratik ve siyasi güce/konuma sahip olanların suiistimaline açık olan ve birçok hak ihlaline kapı aralayan bu uygulamanın bir an önce tamamen kaldırılması, buna benzer bir uygulamanın yeniden ihdas edilmesine dair çalışmalara son verilmesi, uygulamanın yeniden ihdas edileceği beklentisi ile mevcut atamaların bekletilmesinden vazgeçilmesi, uygulama şu an için tüm kamu personeli bakımından cari olmadığından dolayı kimi kamu kurumlarının gayri resmi yollar ile bu uygulama benzeri araştırmaları yapmayı durdurması ve bu uygulamadan kaynaklanmış olan mevcut hak ihlallerinin de giderilmesi konusunda kamu otoritesine ciddi sorumluluklar düşmektedir. Hak İnisiyatifi Derneği olarak sürecin takipçisi olacağız.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Raporun tamamı için <strong><a href="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2020/06/güvenlik-soruşturması-raporu-v5.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayınız.</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2020/06/files-scaled.jpg" length="299221" type="image/jpeg"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2020/06/files-scaled.jpg" width="2048" height="1366" medium="image" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Herkesin İnsan Onuruna Uygun Yaşayabildiği Bir Dünya, Emeğin Karşılığı Verildiğinde Mümkündür</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/herkesin-insan-onuruna-uygun-yasayabildigi-bir-dunya-emegin-karsiligi-verildiginde-mumkundur.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 08:20:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6626</guid>

					<description><![CDATA[Kriz zamanlarında devletlerin insan haklarıyla ilgili pozitif yükümlülüklerini kime karşı ve ne kadar yerine getirdiği büyük bir sınavdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesi ve tarafı olduğumuz BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesiyle, herkese sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı sağlamak ile hastalıkları kontrol ve tedavi etmek konusunda devlete pozitif bir yükümlülük yüklenmektedir. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kriz zamanlarında devletlerin insan haklarıyla ilgili pozitif yükümlülüklerini kime karşı ve ne kadar yerine getirdiği büyük bir sınavdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesi ve tarafı olduğumuz BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesiyle, herkese sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı sağlamak ile hastalıkları kontrol ve tedavi etmek konusunda devlete pozitif bir yükümlülük yüklenmektedir. TC Anayasası 56. maddesi uyarınca devlet çevre sağlığını korumak ödevini vatandaşlarla paylaşsa da, bu paylaşım eşitlik ilkesini ve devletin yaşatma sorumluluğunu göz ardı edecek şekilde uygulanamaz.</p>
<p>Bugün yaşadığımız küresel COVID-19 pandemisi, ülkemizde en çok emek yoğun sektörde çalışan işçileri ve resmi görevlileri risk altında bırakmaktadır. Pandemiye rağmen çalışmak zorunda kalan işçiler ve resmi görevliler eşit derecede riske maruz kalmaktadır fakat her iki grup arasında bariz bir fark vardır; resmi görevliler koruma ekipmanlarına daha rahat ulaşabilirken, işçiler aynı durumda değildir. Ayrıca, dönüşümlü çalışma gibi imkanlar resmi görevlileri korurken, işçinin her an işten çıkartılma ya da ücretsiz izne çıkarılma korkusunu hissederek kesintisiz olarak işine devam etmesi gerekmektedir.</p>
<p>Küçük ölçekli işyerleri çalışma hakkını korumak ile yaşam hakkını korumak arasında bir denge tutturmaya çalışsalar da, esnek çalışmanın hakim olduğu, güvencesiz iş kollarının bir çoğunda işçiler ya işten çıkarma yasağından önceki süreçte işten çıkarılmış olmakla ya da salgından dolayı ciddi ölçüde riskli hale gelen iş kollarında çalışmakla baş etmeye çalışmaktadır. Evden çalışmanın mümkün olmadığı bu iş kolları ekonomik sınıflar arasında yaşam ve sağlık hakkı bağlamında ciddi bir eşitsizlik ve mağduriyete sebep olmaktadır.</p>
<p>Otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik, kargo, sağlık, inşaat, enerji sektörü gibi sektörlerin işçileri ise krizin yönetiminde adil davranılmayan insanlardır. İşlerin zorunlu olup olmadığı iş bazında değil, sektör bazında belirlenmiş durumdadır. Türkiye&#8217;de birçok işletme, sokağa çıkma yasağı ilan edilen günlerde ilgili kaymakamlık ya da valilikten izin alarak fabrikalarda üretim yapmaya devam etmektedir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Kanunu&#8217;nda &#8220;zorunlu nedenlerle işin durması&#8221; durumunda söz konusu durum &#8220;bittikten&#8221; sonra 2 ay içinde işverenin yasal süreleri aşmayan telafi çalışması yaptırma hakkını sokağa çıkma yasağı sürelerine mahsuben kullanabileceği yorumunu yaparak, sürecin bütün riski devam ederken, bu riski işçiler aleyhine dağıtmış bulunmaktadır.</p>
<p>İşletmeler için ekonomik paket açıklanmış olsa da işçilere özel bir maddi destek paketi henüz yoktur. Sosyal ve ekonomik destek paketi herkes için olan bir düzenlemedir ve netice olarak sınırlıdır. Şimdiye kadar 2 milyon 111 bin haneye yardım yapıldığı belirtilmektedir. Halbuki, Türkiye’de işçi sayısı, 26 milyon civarında olup, bu işçilerin yüzde 70’i büyük ölçekli işletmelerde çalışmaktadır. İşçilere dönük daha kapsamlı bir ekonomik destek paketi gerekmektedir.</p>
<p>Hem zorunlu iş tanımının içinde bulunan ve gerçekte hayati malların üretiminde veya dağıtımında yer alan işçiler hem de diğer işçiler, her gün açlıktan ölmekle hastalıktan ölmek arasında savrulmaktadır. 1 Mayıs vesilesiyle yetkilileri, destekten yoksun bırakılan tüm işçilerin yaşam, sağlık ve güvenceli çalışma haklarını teslim etmeye, devlet destekli ücretli izin gibi kararlar almaya ve eşitsizlikleri giderebilmek için tüm işçilerin sesine kulak vermeye davet ediyoruz!</p>
<p>1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramını kutluyoruz. Herkesin insan onuruna uygun yaşayabildiği bir dünya, emeğin karşılığı adil olarak verildiğinde mümkün olacaktır.</p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Manisa Sarıbey Köyü &#8211; Mevsimlik Tarım İşçileri Hakkında İnceleme Raporu</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/manisa-saribey-koyu-mevsimlik-tarim-iscileri-hakkinda-inceleme-raporu.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2019 20:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Raporlar]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt İçi Raporlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6434</guid>

					<description><![CDATA[HAK İnisiyatifi, basında yer alan haberlere göre, Manisa’nın Turgutlu ilçesi Sarıbey köyünde mevsimlik işçilere dönük, ırk temelli ayrımcılık yapıldığına ilişkin iddiaların araştırılması kapsamında, Hak İnisiyatifi Gn. Bşk. Mehmet Arif Koçer, GYK üyesi Av. Suphan Erkan, gönüllülerimizden Cahit Sarıyıldız ve Abdülkadir Tiril’den oluşan heyet ile 13.07.2019 tarihinde Sarıbey köyüne gitti. Sarıbey Köyü&#8217;nde çalışan mevsimlik tarım işçilerine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi, basında yer alan haberlere göre, Manisa’nın Turgutlu ilçesi Sarıbey köyünde mevsimlik işçilere dönük, ırk temelli ayrımcılık yapıldığına ilişkin iddiaların araştırılması kapsamında, Hak İnisiyatifi Gn. Bşk. Mehmet Arif Koçer, GYK üyesi Av. Suphan Erkan, gönüllülerimizden Cahit Sarıyıldız ve Abdülkadir Tiril’den oluşan heyet ile 13.07.2019 tarihinde Sarıbey köyüne gitti.</p>
<p>Sarıbey Köyü&#8217;nde çalışan mevsimlik tarım işçilerine yönelik ırk temelli ayrımcılık yapılmadığı saptanmış ancak işçilerin kötü şartlarda çalıştıkları anlaşılmıştır.</p>
<p><a href="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/08/Saribey-Mevsimlik-Tarim-işçileri-İnceleme-Raporu.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Raporun tamamını okumak için tıklayın</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
	</channel>
</rss>
