<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
	<title>Kürt Meselesi &#8211; HAK İnisiyatifi Genel Merkez</title>
	<atom:link href="https://hakinisiyatifi.org/kategori/kategoriler/kurt-meselesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hakinisiyatifi.org</link>
	<description>Zalime karşı, Mazlumdan yana!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jul 2025 17:56:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kürt Meselesinin İnsan Hakları ve Adalet Temelli Çözümüne Yönelik Çalıştay Sonuç Bildirgesi</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kurt-meselesinin-insan-haklari-ve-adalet-temelli-cozumune-yonelik-calistay-sonuc-bildirgesi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 17:56:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8799</guid>

					<description><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği olarak, Kürt meselesinin yeniden çözümüne yönelik 15-16 Şubat 2025 tarihlerinde Diyarbakır’da “Hak İnisiyatifi 3. Kürt Forumunu” gerçekleştirmiş ve forum sonuç raporunu kamuoyu ile paylaşmıştık. Kürt meselesinin çözümü hususunda taraflar arasında devam eden müzakere ve atılan adımların seyri neticesinde, Derneğimiz tarafından bir çalıştay yapılması uygun görülmüştür. Bu doğrultuda 13 Temmuz 2025 tarihinde Ankara’da &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Hak İnisiyatifi Derneği olarak, Kürt meselesinin yeniden çözümüne yönelik 15-16 Şubat 2025 tarihlerinde Diyarbakır’da “Hak İnisiyatifi 3. Kürt Forumunu” gerçekleştirmiş ve forum sonuç raporunu kamuoyu ile paylaşmıştık. Kürt meselesinin çözümü hususunda taraflar arasında devam eden müzakere ve atılan adımların seyri neticesinde, Derneğimiz tarafından bir çalıştay yapılması uygun görülmüştür. Bu doğrultuda 13 Temmuz 2025 tarihinde Ankara’da Derneğimiz genel merkezinde üye ve gönüllülerimizin katıldığı “Kürt Meselesinin İnsan Hakları ve Adalet Temelli Çözümüne Yönelik Çalıştay” gerçekleştirilmiştir. Çalıştayda Kürt meselesinin çözümünde gelinen aşama, tarafların durumu, riskler, fırsatlar vb konular etraflıca tartışılmıştır. Çalıştay sonucunda bilhassa taraflardan beklentiler öne çıkmış, sorunun çözümü için ortaya konulan beklentiler doğrultusunda hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çalıştay sonuç bildirgemiz kamuoyuna saygı ile duyurulur.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Fatma BOSTAN ÜNSAL</strong><br />
<strong>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı</strong></p>
<p><strong>KÜRT MESELESİNİN İNSAN HAKLARI VE ADALET TEMELLİ ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ</strong></p>
<p><strong>1. Devletten/Hükümetten Beklentiler</strong></p>
<p style="text-align: left;">
• Kürt meselesinin çözümüne dair başlatılan sürecin “yasal güvence” altına alınması, barışın bir daha kesintiye uğramayacağı bir toplumsal mutabakat zemininin oluşturulması.<br />
• TMK’nın (Terörle Mücadele Kanunu), cebir ve şiddet içermeyen söylem ve eylemlerin terör sayılamayacağı hususu göz önünde bulundurularak, AB standartlarında yeniden düzenlenmesi.<br />
• Anadilinde eğitimin anayasal güvenceye alınması, sadece Kürtler için değil ülkedeki tüm halklar için anadilinde eğitimin bir hak olarak tanınması.</p>
<p style="text-align: left;">• Kürtçenin resmi dil olarak tanınması, kamusal alanda ve yerel yönetimlerde kullanımı için anayasal düzenleme yapılması.<br />
• Türkçeleştirilmiş köy, şehir ve coğrafi yer adlarının Kürtçe orijinalleri ile değiştirilmesi.<br />
• Vatandaşlık tanımının etnik temelli değil, eşit yurttaşlık temelinde yeniden yapılması.<br />
• Devletin “Terörsüz Türkiye” gibi dışlayıcı ve kriminalize edici söylemlerden vazgeçmesi; barışçıl sürecin meşruiyetini tanıyan çoğulcu bir dilin benimsenmesi.<br />
• Yerel yönetimlere kayyum atanması ile ilgili yasal düzenlemelerin iptal edilmesi. Kayyum politikalarına son verilerek, yerel yönetimlerin halk iradesiyle şekillenmesi ve seçilmiş temsilcilerin görevden alınmasına dönük antidemokratik uygulamaların kaldırılması.<br />
• Dağdaki ve yurtdışındaki örgüt mensuplarının geri dönüşlerinin sağlanarak, topluma entegrasyonuna dair kapsamlı bir düzenleme ve toplumsal destek mekanizmasının oluşturulması.<br />
• Köy koruculuğu sisteminin kaldırılması. Korucuların toplum yararına hizmet sunan kamu kurumlarında istihdamlarının sağlanması.<br />
• Mahmur Kampındaki göçmenlerin vatandaşlık ve statü sorunu yaşamadan geri dönüşlerini mümkün kılacak yasal düzenlemelerin yapılması.<br />
• Köy boşaltmalarının ve zorla yerinden etmelerin araştırılması için bir “Hakikat Komisyonu” kurulması, yerinden edilenlerin maddi-manevi kayıplarının yeniden tespit edilerek zararlarının tazmin edilmesi.<br />
• Ekonomik kalkınma politikalarında pozitif ayrımcılık ilkesinin işletilmesi. Özellikle Kürt illerinde üretime dayalı kooperatif modellerinin desteklenmesi.<br />
• Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerde bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi.<br />
• Kürtler için tarihsel birer figür olan kişilerin (örneğin Seyyid Rıza, Şeyh Said, Said Nursi) mezar yerlerinin açıklanması.<br />
• Kültürel haklara dönük yasaklayıcı uygulamaların son bulması. Kürt tarihine ilişkin anlatıların eğitim müfredatına ve kamuya açık tartışmalara dahil edilmesi. Kürtlere yönelik dışlayıcı olan resmi tarih tezinden vazgeçilmesi. Bu kapsamda Kürt halkının varlığını inkar eden, asimilasyonu meşrulaştıran tüm akademik tezlerin, yayınların ve resmi belgelerin tekzip edilmesi.<br />
• Sürece resmi bir isim verilmesi; bu isimle birlikte TBMM bünyesinde bir “komisyon” kurulması. Komisyonun “yasa” ile kurulması.<br />
• Geçmişte yürütülen Küçük Millet Meclisi benzeri kolektif yapıların yeniden kurulması. Bu yapılar gözetiminde barış sürecinin yürütülmesi.<br />
• Sosyal medyada artan ırkçı ve ayrımcı içeriklere karşı bir “Nefret Söylemini İzleme ve Araştırma Ağı” kurulması, bu ağın kamu otoriteleriyle birlikte çalışması.<br />
• Tribün liderleri, kültürel aktörler, medya ve sanat alanında faaliyet yürüten kişi ve kurumların barış sürecine aktif bir şekilde katılımlarının teşvik edilmesi.<br />
• Örgütle irtibatlı, iltisaklı gibi muğlak kavramlarla KHK ile kamu görevinden atılan kişilerin görevlerine dönüşlerinin sağlanması.<br />
• Barış Akademisyenlerinin görevlerine dönüşlerinin sağlanması<br />
• Haklarında AİHM tarafından ihlal kararları bulunan Selahattin Demirtaş, Osman Kavala gibi kişilerin derhal serbest bırakılması.<br />
• Sivil toplum örgütlerinin aktif bir şekilde barış ve silahsızlanma sürecine katılımlarının sağlanması. Mecliste kurulacak komisyonda sivil toplum örgütlerinin dahil edilmesi.<br />
• Kürt Meselesinin çözümünde yer alan sivil aktörlerin yasal güvenceye alınması.</p>
<p style="text-align: left;">
<strong>2. Örgütten Beklentiler</strong></p>
<p style="text-align: left;">
• Şiddetin tamamen terk edilmesi, silahların bırakılması ve bu sürecin şeffaf bir şekilde kamuoyuna açık yürütülmesi.<br />
• Örgüt mensuplarının topluma entegrasyonu için örgüt tarafından da destekleyici adımlar atılması.<br />
• Çocuk yaşta örgüte katılmış bireylerin durumuna özel bir hassasiyet gösterilmesi, bu kişilerin rehabilitasyonu için işbirliği yapılması.<br />
• Diyarbakır anneleri gibi kayıp yakını eylemlerinin kriminalize edilmemesi, bu ailelerin çocuklarına ilişkin şeffaf bilgilendirme yapılması.<br />
• Sivil alanla bağ kurma ve taleplerin meşru bir zemin üzerinden kamuoyuna sunulması.<br />
• Demokratik çözüm süreçlerine ve sivil toplumla kurulan ilişkilere zarar veren eylemlerden kaçınılması.<br />
• Sürece dahil olan diğer aktörlerle açık, saygılı ve barışçıl bir diyalogun sürdürülmesi.</p>
<p style="text-align: left;">
<strong>3. Hak İnisiyatifi Olarak Yaptıklarımız</strong></p>
<p style="text-align: left;">
• Sürece dair geçmiş yıllarda yapılan tüm çözüm ve barış girişimlerini izledik, analiz ettik ve bu deneyimlerden beslenen bir perspektif geliştirdik.<br />
• Barış dilinin güçlenmesi için çeşitli kurumlarla lobi faaliyeti yürüttük, yerel ve ulusal aktörlerle temasa geçtik.<br />
• Şiddetsizlik ilkesini esas alan açıklamalar, ziyaretler ve raporlamalar yaparak kamuoyu oluşturduk.<br />
• Sivil toplum ağlarıyla iletişimde kalarak demokratik siyaset alanının genişlemesi yönünde katkı sunduk.</p>
<p style="text-align: left;">
<strong>4. Hak İnisiyatifi Olarak Yapacaklarımız</strong></p>
<p style="text-align: left;">
• Kürt meselesinin çözümüne dair toplumsal hafızayı güçlendirmek amacıyla panel, forum, belgesel ve kamu spotları düzenleyeceğiz.<br />
• Kadın ve gençlik örgütleriyle ortak kampanyalar geliştirerek barışın toplumsallaşmasına katkı sunacağız.<br />
• Yerel inisiyatiflerle işbirlikleri geliştirip, barış dilinin güçlenmesi için kamuoyuna yönelik görünürlük çalışmaları yapacağız.<br />
• Sürece dair sözü olan tüm kişi ve kurumlarla düzenli iletişim ve ortaklaşma zeminleri yaratacağız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Kürtlerin Talepleri ve Türkiye’nin Geleceği: Kalıcı ve Adil Barışın Yolu” Yuvarlak Masa Toplantısı Değerlendirme Notları</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kurtlerin-talepleri-ve-turkiyenin-gelecegi-kalici-ve-adil-barisin-yolu-yuvarlak-masa-toplantisi-degerlendirme-notlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 17:25:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8712</guid>

					<description><![CDATA[Tarih: 21 Haziran 2025 Yer: Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi 21 Haziran 2025 tarihinde Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi’nde; farklı meslek ve alanlardan uzman ve hak savunucularının katılımıyla gerçekleştirilen “Kürtlerin Talepleri ve Türkiye’nin Geleceği: Kalıcı ve Adil Barışın Yolu” başlıklı yuvarlak masa toplantısı, Kürt meselesine ilişkin yeniden görünürlük kazanan çözüm arayışlarını siyasal, toplumsal ve tarihsel &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih: 21 Haziran 2025</p>
<p>Yer: Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi</p>
<p>21 Haziran 2025 tarihinde Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi’nde; farklı meslek ve alanlardan uzman ve hak savunucularının katılımıyla gerçekleştirilen “Kürtlerin Talepleri ve Türkiye’nin Geleceği: Kalıcı ve Adil Barışın Yolu” başlıklı yuvarlak masa toplantısı, Kürt meselesine ilişkin yeniden görünürlük kazanan çözüm arayışlarını siyasal, toplumsal ve tarihsel bağlamlarıyla değerlendirmek amacıyla tertip edilmiştir.</p>
<p>Toplantı boyunca yürütülen çok katmanlı tartışmalar, Kürt meselesine dair adil ve kalıcı bir barışın, geçmişle yüzleşen ve toplumsal meşruiyeti önceleyen bir yaklaşımla inşa edilebileceğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda aşağıdaki temel değerlendirmeler ön plana çıkmıştır:</p>
<ol>
<li><strong> Mevcut Sürecin Temel Niteliği ve Riskler</strong></li>
</ol>
<p>Şu an devam eden süreç, son gelişmeler neticesinde İsrail’in bölgedeki ağırlığını arttırması ve İran’ın geriletilmesiyle oluşan boşluğu kapatma isteği ile iktidar partisinin iç politikadaki gereksinimlerinin bir birleşimi sonucunda başlamıştır. Bunun da etkisiyle, siyasi iktidar bu aşamaya kadar süreci politik aktörler arasında diplomatik bir müzakere bağlamına sıkıştırmıştır. Oysa Türkiye’nin asıl gereksinimi, toplumsal ve siyasal bir zemine oturan ve büyük bedellere mal olan Kürt Meselesi’ne ilişkin adil, kalıcı ve geniş kapsamlı bir çözüme ulaşmaktır. Esas olan silahlı aktörlerin anlaşması değil, bu silahlı mücadeleye de zemin hazırlayan koşulların ortadan kaldırılmasıdır.</p>
<p>Mevcut sürece verilmiş olan “Terörsüz Türkiye” adı dahi bu tip bir geniş perspektifli çözüm vizyonundan çok güvenlik odaklı bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Kürt meselesinin asli unsurları olan eşit yurttaşlık, kimlik temelli haklar, kültürel haklar ile siyasal tanınma, temsil ve statü talepleri çerçevesindeki tartışmalar görünmez kılınmakta; mesele yalnızca “terörün bitirilmesi” çerçevesine sıkıştırılmaktadır. Fakat kalıcı ve sahici bir çözüm, siyasal elitler arasında bir anlaşmayla değil, geniş kapsamlı toplumsal bir mutabakatla mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong> Kalıcı ve Adil Bir Çözüm İçin Gereken Adımlar</strong></li>
</ol>
<p>Şu anda yürütülen süreç sağlıklı bir işleyişe sahip olabilmesi ve kapsamlı bir barışa götürebilmesi için kurumsallaştırılmalı, kamusallaştırılmalı ve aktörler arasında bir mutabakat olmaktan çıkarılarak hakiki sahibine, yani halka emanet edilmelidir. Böylece, dışsal koşulların değişimi ya da aktörler arasındaki uyuşmazlıklarla başarısız olması riski minimize edilebilir. Türkiye’de baskıcı yönetim biçimlerinin ve hak ihlallerini arttıracak bir araç olarak kullanılmasının önüne geçilebilir. Ayrıca bu yolla, mevcut sürecin küresel güçlerin bölgede İsrail’e karşı direnen unsurları zayıflatma planlarının bir aracı haline gelme riski bertaraf edilebilir.</p>
<p>Hem sürecin taraflarına hem de tüm sivil topluma bu kurumsallaşma ve kamusallaşmanın hayata geçmesi yönünde çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. En genel haliyle barış, toplumun her kesiminin ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan refah ve huzur atmosferinin tesisidir. Bu atmosferin oluşabilmesi için sarsıcı ve şoke edici de olsa her türlü fikir ve kanaatin açıkça ifade edilebileceği bir özgürlük ortamı tesis edilmeli, bugüne dek yaşanan tüm mağduriyetler açıkça tartışılarak tanınmalı ve devam eden hak ihlalleri hızla giderilmelidir. Her türlü vasıta kullanılarak Türklerin ve Kürtlerin birbirlerini tanıma ve anlama seviyeleri derinleştirilmeli, somut talepler dikkatle ve ciddiyetle tartışılmalı, tüm doğal hak ve özgürlükler zaten kayıtsız şartsız hayata geçirilmelidir.</p>
<p>Devletin, Kürt halkına yönelik inkar ve nefret söylemlerinin engellemesi konusunda aktif rol oynaması ve Kürtçenin kullanımının önündeki tüm engellerin kaldırılması büyük önem taşımaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bünyesinde bir komisyon oluşturulmasıyla parlamentonun süreçteki rolünü arttırmak olumlu etki uyandıracaktır. Öte yandan bağımsız ve sivil nitelikli hakikat komisyonlarının da varlığı geliştirilen sürecin doğru bir kanaldan ilerlemesi açısından çok önemlidir. Son olarak, hak temelli sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm sivil toplum yapılarının, her türlü vasıtayı kullanarak kitlelerin somut talep ve ihtiyaçlarını siyasetin ve toplumun gündemine taşıması kalıcı ve adil bir barışa ulaşmak açısından ertelenemez bir sorumluluk mesabesindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Kürt Meselesinde Yeni Dönem: Barış ve Demokratik Çözüm İradesi</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kurt-meselesinde-yeni-donem-baris-ve-demokratik-cozum-iradesi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 12:38:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8423</guid>

					<description><![CDATA[Kürt Meselesi etrafında şekillenen ve yıllardır çok sayıda can kaybına, hak ihlaline ve toplumsal ayrışmaya neden olan çatışmalı sürecin sona erebileceğine dair gelen haberler, toplumun tüm kesimlerinde umutla karşılanmıştır. PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve örgütsel yapısını feshetme kararı, bu coğrafyada yaşayan herkes için yeni bir başlangıcın kapısını aralamaktadır. Bu gelişmeyi yalnızca bir örgütün tasfiyesi olarak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Meselesi etrafında şekillenen ve yıllardır çok sayıda can kaybına, hak ihlaline ve toplumsal ayrışmaya neden olan çatışmalı sürecin sona erebileceğine dair gelen haberler, toplumun tüm kesimlerinde umutla karşılanmıştır.</p>
<p>PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve örgütsel yapısını feshetme kararı, bu coğrafyada yaşayan herkes için yeni bir başlangıcın kapısını aralamaktadır. Bu gelişmeyi yalnızca bir örgütün tasfiyesi olarak değil, aynı zamanda adalet, eşitlik ve barış temelinde toplumsal bir dönüşümün mümkün hale gelmesi bakımından tarihsel bir fırsat olarak görüyoruz.</p>
<p>Bu noktada bir kez daha altını çiziyoruz:<br />
Kürt Meselesi’nin çözümü, güvenlik eksenli politikalarla değil; demokratik, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalogla mümkün olabilir. Silahların susması, ancak toplumsal adaletin ve eşit yurttaşlığın sağlanmasıyla anlam kazanır. Bu sürecin ilerlemesi için; Kürt halkının ana dil, kültürel haklar, siyasal temsil ve geçmişle yüzleşme taleplerinin karşılık bulması zorunludur.</p>
<p>Devletin, toplumsal barışa giden bu tarihsel fırsatı görmezden gelmeden; hukuki, anayasal ve yapısal düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçirmesi gerektiğini vurguluyoruz. Aynı şekilde, toplumun tüm kesimlerinin bu süreci sahiplenmesi, kutuplaştırıcı ve kriminalize edici söylemlerden uzak durması elzemdir.</p>
<p>Barış; yalnızca silahların susması değil, aynı zamanda hakikatin dile gelmesi, adaletin tesisi ve onurlu bir ortak yaşamın inşasıdır. Bu inançla, Hak İnisiyatifi olarak, sürecin insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasinin ilkeleri doğrultusunda ilerlemesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Kobani’de Sivillere Yönelik Yapılan Bombardımanları Kınıyoruz</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kobanide-sivillere-yonelik-yapilan-bombardimanlari-kiniyoruz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 11:44:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8181</guid>

					<description><![CDATA[Başta Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) olmak üzere, değişik haber kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, Türk hava araçlarının bombardımanı sonucu Kobani‘de aynı aileden 7’si çocuk, 2’si anne-baba olmak üzere toplam 9 sivilin hayatını kaybettiği, 2 çocuğun ise ağrır şekilde yaralandığı iddia edilmektedir. Çatışmalarda sivil alanların hedef alınması uluslararası hukuka aykırı olup, açık bir yaşam hakkı ihlali &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başta Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) olmak üzere, değişik haber kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, Türk hava araçlarının bombardımanı sonucu Kobani‘de aynı aileden 7’si çocuk, 2’si anne-baba olmak üzere toplam 9 sivilin hayatını kaybettiği, 2 çocuğun ise ağrır şekilde yaralandığı iddia edilmektedir.</p>
<p>Çatışmalarda sivil alanların hedef alınması uluslararası hukuka aykırı olup, açık bir yaşam hakkı ihlali ve savaş suçunu teşkil etmektedir.</p>
<p>Bu aziz mübarek günlerde masum bir ailenin üzerine bombaların bırakılması ve 11 kişilik bir ailenin yok edilmesi, hiçbir mazerete sığmayacak nitelikte ağır bir hak ihlalidir.</p>
<p>Bizler insan hakları savunucuları olarak bu saldırıyı ağır bir şekilde kınıyor ve Türkiye’yi Suriye’deki çatışmalara acilen son vermeye, özellikle de sivil alanlara çatışmayı taşımaktan özenle kaçırmaya, Suriyelilerin bütün unsurlarıyla kendi kendilerini yönetme haklarına saygı duymaya, orada barış ve istikrarın tesisi için yoğun çaba göstermeye çağırıyoruz.</p>
<p>Ayrıca yetkililerin bu konuda kamuoyuna tatmin edici bir bilgilendirmede bulunmalarını da bekliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Kürt Dili ve Kültürü&#8217;ne Karşı Yasaklayıcı Uygulamalar Açık Bir Şekilde İnsan Hakları İhlalidir</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kurt-dili-ve-kulturune-karsi-yasaklayici-uygulamalar-acik-bir-sekilde-insan-haklari-ihlalidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 09:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8125</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 7.3.2025 günü sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda, Mevlüt Aykoç İstanbul’da, Sami Tan Urfa’da, Ronahî Önen ise Diyarbakır’da bulundukları evlerden gözaltına alınmıştır. Dört yazarın gözaltına alınma gerekçesi olarak, 2008 yılında çalışmalarına başlayıp hazırladıkları ve İstanbul Kürt Enstitüsü ve üniversiteler başta olmak üzere çok sayıda kurum tarafından Kürtçe öğretme materyali olarak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 7.3.2025 günü sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda, Mevlüt Aykoç İstanbul’da, Sami Tan Urfa’da, Ronahî Önen ise Diyarbakır’da bulundukları evlerden gözaltına alınmıştır.</p>
<p>Dört yazarın gözaltına alınma gerekçesi olarak, 2008 yılında çalışmalarına başlayıp hazırladıkları ve İstanbul Kürt Enstitüsü ve üniversiteler başta olmak üzere çok sayıda kurum tarafından Kürtçe öğretme materyali olarak kullanılan “Hînker” kitabı gösterilmiştir. &#8220;Hînker&#8221; le ilgili 2023’te gözaltına alınan kişilerin evlerinde yapılan aramalarda bulunduğu, bugün ise gözaltı gerekçesi olarak gösterildiği belirtilmiştir.</p>
<p>&#8220;Kürt dili eğitimi üzerine 2005 yılında ders kitabı hazırlayan yazarlarına yönelik gerçekleştirilen bu antidemokratik ve hukuk normlarına aykırı gözaltı kararı kabul edilemez niteliktedir. Söz konusu soruşturma, toplumsal barışın tesis edilmesi umudunu zedeleyici mahiyettedir. Yargı organları, bu tür hukuka aykırı uygulamalara derhal son vermeli ve uluslararası hukuk standartlarına uygun hareket etmelidir. Gözaltına alınan bireylerin, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde derhal serbest bırakılmaları gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>BARIŞIN İNŞA EDİLMESİ DEMOKRATİKLEŞME VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLE MÜMKÜNDÜR</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/barisin-insa-edilmesi-demokratiklesme-ve-hukukun-ustunlugu-ile-mumkundur.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 06:59:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8113</guid>

					<description><![CDATA[Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve örgütü feshetmeye dönük çağrısı, Türkiye’de özellikle Kürt sorununun çözümü yönünde demokratik siyasetin yeniden inşası için tarihi bir fırsat sunmaktadır. Sorunun çözümünde şiddeti devre dışı bırakan bu yeni sürecin, yalnızca Kürt meselesinin çözümüne de değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine, sosyal barışın sağlanmasına ve siyasi katılımın artmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve örgütü feshetmeye dönük çağrısı, Türkiye’de özellikle Kürt sorununun çözümü yönünde demokratik siyasetin yeniden inşası için tarihi bir fırsat sunmaktadır. Sorunun çözümünde şiddeti devre dışı bırakan bu yeni sürecin, yalnızca Kürt meselesinin çözümüne de değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine, sosyal barışın sağlanmasına ve siyasi katılımın artmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.<br />
Nitekim demokratik siyasetin, toplumsal iradeyi, kapsayıcı katılımı, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü esas almayı gerektirdiği bilinmektedir.<br />
Halbuki günümüz Türkiye’sinde demokratik siyasete yönelik tehditler ne yazıkki giderek artmaktadır. Özellikle iktidarın muhalefeti baskı altına alan söylem ve eylemleri demokratik rekabete zarar vermekte ve siyasi alanı otoriterleşmeye sürüklemektedir.<br />
Bu vesileyle yeni bir demokratikleşme sürecine girmesi beklenen Türkiye’nin, öncelikle çoğulcu bir toplum hedefine uygun olarak yargı bağımsızlığını güçlendirmek, siyasi kutuplaşmayı azaltmak ve toplumsal taleplere duyarlı bir yönetim anlayışını benimsemek yönünde adım atması beklenir.<br />
Türkiye’nin demokratik geleceği, bu kritik süreçte atılacak bu adımlara bağlıdır.<br />
Bizler Hak İnisiyatifi olarak bu çağrıyı ve süreci desteklediğimizi belirtir hükümetin de bu fırsatı ivedilikle demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünü sağlama çabaları ile desteklenmesini bekliyoruz. Ayrıca toplumun tüm kesimlerini de bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Halkların Demokrasi Partisi&#8217;ne Yönelik Açılan Kapatılma Davası</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/halklarin-demokrasi-partisine-yonelik-acilan-kapatilma-davasi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2023 16:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7426</guid>

					<description><![CDATA[Bu dava, seçimlerden önce siyasi muhalefete ve demokratik kurallara karşı bir saldırıdır! [İstanbul, 9 Ocak 2023] Hak İnisiyatifi Derneği ‘nin de  aralarında bulunduğu 10 uluslararası ve yerel sivil toplum örgütü, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin ikinci büyük muhalefet partisinin tasfiyesine yönelik mevcut çabaların siyasi partilerin kapatılmasına yönelik son derece sorunlu uygulamaların &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu dava, seçimlerden önce siyasi muhalefete ve demokratik kurallara karşı bir saldırıdır!</strong></p>
[İstanbul, 9 Ocak 2023]
<p>Hak İnisiyatifi Derneği ‘nin de  aralarında bulunduğu 10 uluslararası ve yerel sivil toplum örgütü, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin ikinci büyük muhalefet partisinin tasfiyesine yönelik mevcut çabaların siyasi partilerin kapatılmasına yönelik son derece sorunlu uygulamaların en son örneği olduğunu belirtti. Geçmiş uygulamalar, örgütlenme, toplanma ve ifade özgürlükleri ile seçmenlerin arzu ettikleri temsilcileri seçme hakkı da dahil olmak üzere serbest ve adil seçim haklarını ihlal etmişti.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nden, mecliste 56 milletvekili bulunan bir siyasi parti olan Halkların Demokratik Partisi HDP&#8217;nin kapatılmasına karar vermesi talep ediliyor. Siyasi parti aleyhindeki iddianame ile, 451 siyasetçi ve parti üyesinin beş yıllık bir süre boyunca örgütlü siyasi faaliyetten ve siyasi parti üyeliğinden yasaklanması ile partinin malvarlığına el konulması talep ediliyor. 5 Ocak tarihinde Anayasa Mahkemesi, partinin meclisteki siyasi parti gruplarının almaya hak kazandığı hazine desteğini içeren banka hesaplarının geçici olarak bloke edilmesine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının tedbir talebini kabul etti. 10 Ocak&#8217;ta Başsavcı, Anayasa Mahkemesi&#8217;ne parti aleyhindeki davaya ilişkin sözlü beyanlarda bulunacak. HDP, Başsavcının beyanlarına karşı sonraki bir tarihe kadar savunmalarını sunduktan sonra, Mahkeme müzakere için toplanarak nihai bir karar verecek.</p>
<p>11 Ekim 2022 tarihinde 10 sivil toplum örgütü, siyasi partilerin keyfi olarak kapatılmasının çok sayıda hak ihlaline sebebiyet verdiğini savunarak Anayasa Mahkemesi&#8217;ne bir üçüncü taraf görüşü sundular.</p>
<p>Görüşü sunan sivil toplum örgütleri arasındaki Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi&#8217;nden Philip Leach, ”Uluslararası hukuk, örgütlenme, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğü çerçevesinde siyasi partilerin haklarını güvence altına almakta, her vatandaşın kamusal faaliyetlerin yürütülmesine katılma, seçme ve seçilme haklarını demokrasinin temel ilkeleri olarak ele almaktadır. Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin kapatılma ihtimaline ilişkin olarak Türkiye&#8217;de Anayasa Mahkemesi&#8217;nde görülen dava, mahkemenin uluslararası hukuka uyup uymayacağı ve demokratik normlara saygı gösterip göstermeyeceği konusunda temel bir test niteliği taşımaktadır. Bir siyasi partiyi zorunlu gerekçeler olmadan kapatmak çok sayıda hak ihlaline sebebiyet verir ve bu aynı zamanda demokrasiye yönelik bir saldırıdır” dedi.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nde görülen dava, 7 Haziran 2021 tarihli ve 834 sayfalık bir iddianameye dayanıyor. İddianamede HDP&#8217;nin faaliyetlerinin yasadışı silahlı Kürdistan İşçi Partisi/Kürdistan Topluluklar Birliği&#8217;nin (PKK/KCK) amaçları doğrultusunda yürütüldüğü iddia ediliyor. İddianameye göre, PKK/KCK ile HDP&#8217;nin faaliyetleri arasında &#8220;organik&#8221; bir bağ bulunuyor. Savcı bu faaliyetlerin &#8220;Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne .. aykırı&#8221; şekilde bölücülüğü desteklediğini ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın 68/4. maddesi ile Siyasi Partiler Kanunu&#8217;ndaki hükümleri ihlal ettiğini iddia ediyor. İddianame, parti üyelerini ve alt organlarını bu nitelikteki suçların işlenmesine iştirak etmekle, bu suçları işlemeye teşvik etmekle veya bu suçları ve işleyenleri övmekle suçluyor.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri, üçüncü taraf görüşlerinde HDP aleyhindeki davanın Türkiye’nin siyasi parti kapatmalarına ilişkin uzun geçmişi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu geçmişin Avrupa Konseyi’nin üyesi olan diğer ülkelerden önemli ölçüde farklılaştığını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin defaatle ihlal edildiğinin tespit edildiğini savunmuştur.</p>
<p>Türkiye’nin Anayasa Mahkemesi, 1982’den bu yana incelediği 40 davada <a href="https://www.swp-berlin.org/en/publication/the-motion-before-turkeys-constitutional-court-to-ban-the-pro-kurdish-hdp">19 ayrı siyasi partinin kapatılmasına</a> karar verdi. Kapatılan partilerin çoğu Türkiye’deki Kürtlerin haklarını savunan partiler ile solcu partilerdi. Geniş ve belirsiz niteliğe sahip “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne .. aykırı” hareket etme yasağı ise başlıca isnadı oluşturmuştu. Eşit şekilde belirsizliğe sahip “demokratik ve laik cumhuriyetin ilkelerine .. aykırı” faaliyet gösterme gerekçesiyle ise üç parti kapatıldı. 2008 yılında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendisi de bu gerekçeyle kapatılmaktan zorlukla kurtulabildi.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’ye ilişkin olarak, incelediği yedi davanın altısında siyasi parti kapatma kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini tespit etti.</p>
<p>AİHM, temelde bu davalardaki kararlarıyla geliştirdiği içtihadında siyasi partilerin kısıtlanması ya da kapatılmasına yönelik tedbirlerin istisnai ve olağandışı olduğuna hükmetti. Mahkeme’nin, bir siyasi parti kapatma kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyumlululuğunun incelenmesine ilişkin kriterlerinin üç unsuru bulunmaktadır. Mahkeme, kapatmanın yasal bir dayanağa sahip olup olmadığını, meşru bir amacı olup olmadığını, demokratik toplumda gerekli ve orantılı olup olmadığını incelemektedir.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri sundukları görüşte, Kürtlerin haklarını savunan partilere ilişkin AİHM’e gönderilen davaların tümünde, Mahkemenin, halkların kendi kaderini tayin hakkının tanınmasını, Kürtçe diline ilişkin hakların veya Kürt kimliğinin tanınmasını barışçıl şekilde savunmanın kendi başına demokrasinin temel ilkelerine aykırı olmadığına, siyasi parti kapatmanın örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdiğini vurgulamışlardır. AİHM, siyasi partilerin kapatılmasının birçok durumda “acil bir toplumsal ihtiyacı” karşıladığının söylenemeyeceğini tespit etmiştir.</p>
<p>STK&#8217;lar görüşlerinde ayrıca AİHM&#8217;in HDP&#8217;lilerle ilgili davalarda yakın tarihlerdeki tespitlerini, ceza yargılamalarının siyasi rakip olarak algılananlar ve hükümeti eleştirenleri susturmak için kötüye kullanıldığına ilişkin uygulamaları ve Türkiye hükümetinin yargıya sistematik olarak müdahale ettiğine dair delilleri incelemektedir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;ne üçüncü taraf müdahalesini sunan STK&#8217;lar şunlardır:</p>
<p>ARTICLE 19,</p>
<p>Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD),</p>
<p>Dünyada Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupalı Hukukçular Birliği (ELDH),</p>
<p>Avrupalı Demokrat Avukatlar (AED),</p>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD),</p>
<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW),</p>
<p>Uluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ),</p>
<p>Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH),</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi (TLSP).</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>11 Yıl Oldu.. Adalet Yerini Buluncaya Dek Roboski Demeye Devam Edeceğiz!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/11-yil-oldu-adalet-yerini-buluncaya-dek-roboski-demeye-devam-edecegiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2022 06:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7418</guid>

					<description><![CDATA[Bundan tam 11 yıl önce, 28 Aralık 2011 tarihinde, Roboskililer hayatlarının en uzun, en karanlık ve en dehşetli gecesini yaşadılar. O günden bu güne tüm geceler Roboskililer için uzundur, kederlidir, ıstırap doludur. Yaşamış oldukları hayat koşullarının zorluğu, adeta kaderleri hükmüne gelmiş kronik yoksulluğa çare bulmak için, tek geçim kaynakları ‘‘yapay bir sınır’’ın ötesindeki akrabaları ile &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan tam 11 yıl önce, 28 Aralık 2011 tarihinde, Roboskililer hayatlarının en uzun, en karanlık ve en dehşetli gecesini yaşadılar. O günden bu güne tüm geceler Roboskililer için uzundur, kederlidir, ıstırap doludur.</p>
<p>Yaşamış oldukları hayat koşullarının zorluğu, adeta kaderleri hükmüne gelmiş kronik yoksulluğa çare bulmak için, tek geçim kaynakları ‘‘yapay bir sınır’’ın ötesindeki akrabaları ile alışveriş olan Roboskililer, 11 yıl önce bir aralık gecesi vatandaşı oldukları devletin savaş uçakları tarafından bir katliama maruz kaldılar.</p>
<p>17’si çocuk olmak üzere büyük bir kısmı henüz ömrünün baharında olan tam 34 can, baba, evlat, eş, kardeş, sevgili yitirdiler. Ceset parçaları bembeyaz karların üzerine serpildi, haykırışlar dağları, vadileri doldurdu. Analar, oğulları için ‘‘evladımı ayaklarından tanıdım’’ dedi. Gencecik kızların çeyizleri sandıklarında, yürekleri ise buruk kaldı. Roboskililerin tek teselli kaynağı ise evlatlarının arkasında kalan hatıralar, üzerinde gözyaşı döktükleri mezarlar oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-7419" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-300x232.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-310x241.jpg 310w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Roboskililerin yaşadığı sadece bundan ibaret kalmadı elbet. Devlet, hesap vermek bir yana, Roboskililer için hep korkulu bir rüya olmaya devam etti. Roboskililer, yürüttükleri adalet mücadelesinde siyasi mercilerce hakaretlere uğradılar, tutuklandılar, adaletin peşinde koşarken cezalandırıldılar. Defalarca mahkeme ve TBMM’nin kapısına ‘‘adalet umudu’’ ile geldiler; fakat bu taleplerine hiç bir karşılık bulamadılar.</p>
<p>Bu süre içerisinde “adalet” beklediğimiz kurumlar Roboski’ye adaleti sağlamak bir yana, yaşanan katliamın üstünü örtmenin peşinde oldular. Katliamın üzerinden tam 11 yıl geçmesine rağmen, sorumluların halen bulunmamış, adaletin halen tecelli etmemiş olması, bize bu katliamın Ankara’nın karanlık dehlizlerinde unutulmaya veya unutturulmaya terk edildiğini göstermektedir. Bu durum, başta Roboskili aileler olmak üzere,  adalet talebinde olan tüm ehl-i vicdanın vicdanını yaralamaktadır. Roboski, insanlığın yüzünde kara bir leke olmaya devam etmektedir.</p>
<p>Yaralanmış olan adalet duygusunun onarılması ve devletin bir daha asla bu tarz katliamlara girişmemesi için, elbette yapılması gereken, katliama sebep olanların adalet önünde yargılanmasıdır.</p>
<p>Bizler Hak İnisiyatifi olarak;</p>
<ul>
<li>Roboski katliamının da bir parçası olduğu Kürt Sorununun çözümü için, ilgili tarafları tekrar müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz.</li>
<li>Roboski katliamına sebep olan sorumluların, adalet önüne çıkarılarak, yargılanmalarını istiyoruz.</li>
<li>11 yıldan beridir ‘‘<em>katır sırtında taşınan ölüleri unutursak kalbimiz kurusun</em>’’ diye verdiğimiz sözün gereği olarak, ‘‘Roboski’ye Adalet!’’ gelsin diyoruz. Roboskili ailelerin yaşadığı acıların ortağı olduğumuzu belirtiyoruz.</li>
<li>‘‘<em>Küfür devam eder, ama zulüm devam etmez</em>’’ diyerek, Roboskili ailelerin yaşadığı zulmün er veya geç cezasız kalmayacağını, yürüttükleri adalet mücadelesinin sahibi, şahidi ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyoruz.</li>
<li>Eğer adalet bu dünyada tecelli etmese bile, şahitliğimizi adl-i ilahi önünde, makeme-i kübrada, adalet-i mutlakanın tecellisi için yapacağımıza Roboskililere ve kamuoyuna söz veriyor, <em>zalimler için yaşasın cehennem</em></li>
</ul>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/ohal-uygulamalari-sonrasinda-adalet-arayisinda-neredeyiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 15:35:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cezaevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe & OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7391</guid>

					<description><![CDATA[Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı. Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı.</p>
<p>Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile binlerce kamu personelinin işten çıkarıldığı,  binlerce kişi hakkında  adli işlem yapıldığı, halen yüz binden fazla soruşturma, kırk sekiz binden fazla davanın bulunduğu,  hak ihlallerinin sivil ölüm boyutuna ulaştığı, bu zorlu ve milyonlarca mağdur yaratan &#8216;adalet arayışı&#8217; sürecini değerlendirdi. Katılımcıların katkıları ile sorunlara ilişkin çözüm önerileri ele alındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7401" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />h<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7402" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg" alt="" width="297" height="223" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7397" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg" alt="" width="296" height="222" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7393" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe.jpg 1599w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" length="18999" type="image/png"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/07/manşetresim3-e1544574501667.png" width="620" height="261" medium="image" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Konya Meram&#8217;da Kürt Bir Aileden Yedi Kişinin Katledilmesine İlişkin İnceleme ve Araştırma Raporu (English Version Added)</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/konya-meramda-kurt-bir-aileden-yedi-kisinin-katledilmesine-iliskin-inceleme-ve-arastirma-raporu.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 May 2022 08:09:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Raporlar]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt İçi Raporlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=6913</guid>

					<description><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği, Konya&#8217;nın Meral ilçesinde Dedeoğulları ailesine mensup 7 kişinin katledilmesine ilişkin bir inceleme ve araştırma raporu yayınladı. Raporun tam metninin Türkçe ve İngilizce versiyonunun linkleri Raporun özeti şu şekildedir: Yakın dönemde Konya’nın Meram ilçesinde meydana gelen Dal ailesine yönelik saldırı ve Dedeoğulları ailesinden yedi kişinin katledilmesi ile neticelenen olaylar hakkında kamuoyunda ‘’ırkçı saldırı‘’ &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi Derneği, Konya&#8217;nın Meral ilçesinde Dedeoğulları ailesine mensup 7 kişinin katledilmesine ilişkin bir inceleme ve araştırma raporu yayınladı. Raporun tam metninin Türkçe ve İngilizce versiyonunun linkleri</p>
<p>Raporun özeti şu şekildedir:</p>
<p>Yakın dönemde Konya’nın Meram ilçesinde meydana gelen Dal ailesine yönelik saldırı ve Dedeoğulları ailesinden yedi kişinin katledilmesi ile neticelenen olaylar hakkında kamuoyunda ‘’ırkçı saldırı‘’ iddiaları gündeme gelmişti. Bu hadiseler ile ilgili olarak “ırkçı saldırı” ve “husumete dayanan sebepler” şeklinde iki ayrı iddia süreç içerisinde dile getirilmiştir.</p>
<p>Olaylar hakkında inceleme yapmak üzere Hak İnisiyatifi Derneğini temsilen oluşturulan bir heyet 8 ve 9 Ağustos 2021 tarihlerinde olay yerine intikal etmiştir. 12 Mayıs 2021 ve 30 Temmuz 2021 tarihlerinde DEDEOĞULLARI ailesine yönelik gerçekleştirilen saldırılara ve katliama ilişkin tespit ve incelemeler yapmak üzere çeşitli görüşmeler gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Rapor çalışması için çeşitli kurum ve kuruluşlardan görüşme talep edilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde henüz soruşturma aşaması devam ediyor olmasına rağmen kamu kurumlarındaki genel kanaat, saldırıların ve katliamın ırkçı saiklerle işlenmediği yönündeyken; yerel halk ve esnafla yapılan görüşmelerde ise genellikle çekimser bir tavır takınıldığı, katliama yönelik herhangi bir bilgi ve duyumlarının olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu gözlemlenmiştir.</p>
<p>Dedeoğulları ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut ile yapılan görüşmede linç olayının yargıya taşınmasından katliamın gerçekleşmesine kadar işleyen hukuki süreçler hakkında bilgi alınmıştır. Alınan bilgiler doğrultusunda öncelikle kolluk kuvvetlerinin ihmal içeren tutumları olduğu, saldırıya katılanların tespiti ve cezalandırılması yönünde etkin soruşturmanın yürütülmediği, çeşitli kurumların saldırılar için önleyici tedbirler almadığı, yargı sürecinin öncelikle cezasızlık politikası temelinde işlediği yönünde ciddi bulguların olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Katliam sonrası henüz soruşturma başlamadığı halde gerek adli, gerek idari, gerekse de siyasi yetkililer tarafından, olayın ırkçı saiklerle gerçekleşmediği ve iki aile arasında gerçekleşen husumetten kaynaklandığı belirtilmiş, maktullerin akrabalarının ise “olayı başka yönlere çekmemeleri” yönünde uyarıldığı tespit edilmiştir. Katliamı gerçekleştiren ve katledilen ailelerin komşularının tavırlarının da genel kabul görülen davranışların tezahürü niteliğinde olduğu ve Dedeoğulları ailesinin Kürt olduklarının sürekli bir şekilde vurgulandığı görülmüştür. Komşular tarafından hem ilk linç olayından sonra Dedeoğulları ailesine geçmiş olsun ziyaretine hem de katliamdan sonra taziye ziyaretine gidilmemiş olması dikkatimizi çeken bir unsur olmuştur.</p>
<p>Öte taraftan, Dedeoğulları ailesine 12 Mayıs&#8217;taki ilk saldırı ulusal basına yansımış ve kamuoyunda tepki çekmiş olmasına rağmen; 21 Temmuz’da aynı ilçede yine Kürt olması nedeniyle saldırıya uğrayıp öldürüldüğü iddia edilen Hakim DAL cinayeti de ulusal kamuoyunda tepki çekmiştir. Bu süreçte DEDEOĞULLARI ailesinin hem adli ve idari makamlara hem de İçişleri Bakanı ve CİMER’e çeşitli yollarla korunmalarını talep etmek üzere müracaatları olmuştur. Fakat buna rağmen ne yereldeki adli ve idari otoriteler, ne de merkezi otoritelerin herhangi bir önlem alma çabalarına rastlanmamıştır.</p>
<p>Rapor sonrasında ise yukarıda belirtmiş olduğumuz tespitlerin yanında, Dedeoğulları ailesinin akrabalarının anlatımlarından süreç içerisinde kendilerine dönük soruşturmaların açılması yönünde kaygıları olduğu, Dedeoğulları ailesinin akrabaları ve bazı komşularının beyan verirken isimlerinin deşifre edilmesinden kaçındıkları gözlemlenmiştir.</p>
<p>Bütün bunların yanında Kamu yetkililerinin ve siyasi parti yetkililerinin benzer olaylar sonrasında, Türkiye’de ırkçılığın olmadığı, nefret suçuna rastlanmayacağı gibi peşin hüküm içeren söylemler kullandığı tekrar görülmüştür. Bu söylemler, yaşanan mağduriyetlerin üzerini örtmekte, soruşturmaların derinleştirilmesini engellemektedir. Henüz etkin bir soruşturma ve hazırlanmış iddianame dahi yokken, suçların hangi kategoride ele alınacağını belirleyen söylemler mağdurların aleyhine bir soruşturma sürecinin işlemesine neden olmaktadır. Bu sebeple, ırkçılık ve nefret suçları ile mücadelenin hem sivil hem siyasi hem de yargı düzleminde yürütülmesi gerekmektedir. Rapor süresince edinilen en önemli bulgu ise; ırkçılık ve nefret söylemlerinin belki bir tarlada veya bir pazarda basit bir günlük tartışmada başladığı, özellikle siyasi veya etnik kimlikleri vurgulayan söylemlerin kullanımıyla arttığı ve netice itibariyle bugün yaşanan bu hadiseye sebep verebildiği  bulgusudur. Irkçılık; hangi anlamda, hangi düzlemde ve hangi söylemde olursa olsun mücadele edilmesi gereken bir suçtur. Bu nedenle gerçekleri inkar etmek yerine bütün bunlarla yüzleşmek gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/08/Hak-İnisiyatifi-Konya-Meramda-Kürt-Bir-Aileden-Yedi-Kişinin-Katledilmesine-İlişkin-İnceleme-ve-Araştırma-Raporu-v2.pdf">Raporun tam metnine ulaşmak için tıklayınız</a>.</p>
<p><a href="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/08/Investigation-and-Research-Report-on-the-Murder-of-Seven-Members-of-a-Kurdish-Family-in-Meram.pdf">To access the English version of the report, please click here.</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/08/olay-yeri-5.jpeg" length="88717" type="image/jpeg"/><media:content url="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2021/08/olay-yeri-5.jpeg" width="1600" height="737" medium="image" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
