<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam Hakkı &#8211; HAK İnisiyatifi Genel Merkez</title>
	<atom:link href="https://hakinisiyatifi.org/kategori/yasam-hakki/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hakinisiyatifi.org</link>
	<description>Zalime karşı, Mazlumdan yana!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 May 2025 12:38:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kürt Meselesinde Yeni Dönem: Barış ve Demokratik Çözüm İradesi</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/kurt-meselesinde-yeni-donem-baris-ve-demokratik-cozum-iradesi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 12:38:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8423</guid>

					<description><![CDATA[Kürt Meselesi etrafında şekillenen ve yıllardır çok sayıda can kaybına, hak ihlaline ve toplumsal ayrışmaya neden olan çatışmalı sürecin sona erebileceğine dair gelen haberler, toplumun tüm kesimlerinde umutla karşılanmıştır. PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve örgütsel yapısını feshetme kararı, bu coğrafyada yaşayan herkes için yeni bir başlangıcın kapısını aralamaktadır. Bu gelişmeyi yalnızca bir örgütün tasfiyesi olarak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Meselesi etrafında şekillenen ve yıllardır çok sayıda can kaybına, hak ihlaline ve toplumsal ayrışmaya neden olan çatışmalı sürecin sona erebileceğine dair gelen haberler, toplumun tüm kesimlerinde umutla karşılanmıştır.</p>
<p>PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve örgütsel yapısını feshetme kararı, bu coğrafyada yaşayan herkes için yeni bir başlangıcın kapısını aralamaktadır. Bu gelişmeyi yalnızca bir örgütün tasfiyesi olarak değil, aynı zamanda adalet, eşitlik ve barış temelinde toplumsal bir dönüşümün mümkün hale gelmesi bakımından tarihsel bir fırsat olarak görüyoruz.</p>
<p>Bu noktada bir kez daha altını çiziyoruz:<br />
Kürt Meselesi’nin çözümü, güvenlik eksenli politikalarla değil; demokratik, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalogla mümkün olabilir. Silahların susması, ancak toplumsal adaletin ve eşit yurttaşlığın sağlanmasıyla anlam kazanır. Bu sürecin ilerlemesi için; Kürt halkının ana dil, kültürel haklar, siyasal temsil ve geçmişle yüzleşme taleplerinin karşılık bulması zorunludur.</p>
<p>Devletin, toplumsal barışa giden bu tarihsel fırsatı görmezden gelmeden; hukuki, anayasal ve yapısal düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçirmesi gerektiğini vurguluyoruz. Aynı şekilde, toplumun tüm kesimlerinin bu süreci sahiplenmesi, kutuplaştırıcı ve kriminalize edici söylemlerden uzak durması elzemdir.</p>
<p>Barış; yalnızca silahların susması değil, aynı zamanda hakikatin dile gelmesi, adaletin tesisi ve onurlu bir ortak yaşamın inşasıdır. Bu inançla, Hak İnisiyatifi olarak, sürecin insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasinin ilkeleri doğrultusunda ilerlemesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hukuku Araçsallaştıran Siyasi Güdümlü Yargı Kararları ile Hukuk Devleti Krizi Derinleşmektedir</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/hukuku-aracsallastiran-siyasi-gudumlu-yargi-kararlari-ile-hukuk-devleti-krizi-derinlesmektedir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 15:45:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8228</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki 25 kişi, 23 Mart sabahı gözaltına alınıp tutuklandı. Bu süreçte ortaya çıkan hukuksuzluklar, Türkiye’de yargının içinde bulunduğu siyasal vesayeti ve keyfi uygulamaları bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu durum, yalnızca İmamoğlu’na özgü bir mesele değil. Selahattin Demirtaş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen serbest &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki 25 kişi, 23 Mart sabahı gözaltına alınıp tutuklandı. Bu süreçte ortaya çıkan hukuksuzluklar, Türkiye’de yargının içinde bulunduğu siyasal vesayeti ve keyfi uygulamaları bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu durum, yalnızca İmamoğlu’na özgü bir mesele değil. Selahattin Demirtaş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen serbest bırakılmaması, Ümit Özdağ’ın tutuklanması ve muhalif siyasetçilerin yargı eliyle susturulmaya çalışılması, hukukun bir iktidar aracı olarak kullanılmasının açık göstergeleridir.</p>
<p>İmamoğlu hakkındaki soruşturmada gizli tanık ifadeleri ve şüpheli ses kayıtlarına dayanılarak delil üretilmesi, geçmişte Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davalarında olduğu gibi hukuksuz yargı süreçlerinin sistematikleştiğini ortaya koyuyor. Hukukun, siyasi hesaplaşmaların bir aracı haline getirilmesi yalnızca bugünün mağdurlarını değil, tüm toplumu tehdit eden bir durumdur. Çünkü bugün bir kişi keyfi suçlamalarla tutuklanabiliyorsa, yarın herkes için aynı mekanizmalar işletilebilir.</p>
<p>Yargının bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede, hiçbir yurttaşın hukuki güvencesi kalmaz. Hukukun siyasallaşması, yalnızca belli bir kesimi değil, toplumun tamamını etkileyen bir krizdir. Adalet, herkes için eşit ve tarafsız işlemediğinde, sonunda hiç kimse için işlemez.</p>
<p>@Hakinisiyatifi olarak, hukukun araçsallaştırılmasına karşı çıkmanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda demokratik bir sorumluluk olduğunu kamuoyuna deklare ederiz. Türkiye’nin adalet krizine karşı insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını savunmaya devam edeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumartesi Anneleri&#8217;nin Adalet Mücadelesi Yargılanamaz</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/cumartesi-annelerinin-adalet-mucadelesi-yargilanamaz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 16:26:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=8155</guid>

					<description><![CDATA[Bu ülke, yıllardır yaşam hakkı ihlalinin en ağır biçimlerinden biri olan zorla kaybetmeleri konuşuyor. “Cumartesi Anneleri”, 1995’ten bu yana kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve adalet talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda buluşuyor. Ancak hakikati arayanlar, yıllardır baskıya, yasaklara ve gözaltılara maruz kalıyor. Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta eylemi nedeniyle açılan davanın karar duruşması, 15 Mart Cuma günü &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ülke, yıllardır yaşam hakkı ihlalinin en ağır biçimlerinden biri olan zorla kaybetmeleri konuşuyor. “Cumartesi Anneleri”, 1995’ten bu yana kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve adalet talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda buluşuyor. Ancak hakikati arayanlar, yıllardır baskıya, yasaklara ve gözaltılara maruz kalıyor.</p>
<p>Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta eylemi nedeniyle açılan davanın karar duruşması, 15 Mart Cuma günü görülecektir. Barışçıl bir şekilde adalet talep edenlerin yargılanması, hak ihlallerinin üzerini örtme çabasının bir parçasıdır.</p>
<p>Bir kez daha hatırlatıyoruz: Her bireyin yaşam hakkı kutsaldır ve devlet, bu hakkı koruma yükümlülüğü altındadır. Ancak yıllardır, kayıpların akıbetine ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmemesi, cezasızlık politikalarının sürdürülmesi ve adaletin sağlanmaması, insan haklarına yönelik büyük bir tehdittir.</p>
<p>Hukukun işletilmediği, hakikatin gizlendiği bir ortamda adalet sağlanamaz. Bizler biliyoruz ki, adalet olmadan barış olmaz, hakikat ortaya çıkmadan toplum iyileşemez.</p>
<p>Bu vesileyle Hak İnisiyatifi olarak, yetkililere bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:<br />
• Zorla kaybedilenlerin akıbeti açıklansın, devlet arşivleri açılsın!<br />
• Failler yargılansın, cezasızlık son bulsun!<br />
• Barışçıl eylemler üzerindeki baskılar kaldırılsın, Galatasaray Meydanı’nda toplanma hakkı tanınsın!<br />
• Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta eylemi nedeniyle yargılanmasına son verilsin, hak savunucuları değil failler hesap versin!</p>
<p>Unutmayalım ki, insan haklarının korunmadığı bir ülkede hiç kimse güvende değildir.</p>
<p>Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi yargılanamaz. Adalet sağlanana kadar sürecin takipçisi olacağımız kamuoyuna bildiririz</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefret Suçları Yasası Çıkarılmalı ve Yabancı Düşmanlığı Önlenmelidir</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/nefret-suclari-yasasi-cikarilmali-ve-yabanci-dusmanligi-onlenmelidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2024 16:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7649</guid>

					<description><![CDATA[Dün Kayseri’de taciz iddiası üzerine meydana gelen linç girişimi, kışkırtılan yabancı düşmanlığının endişe verici boyutlara ulaştığını bir kez daha göstermiştir. Açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Kayseri’de Suriyeli bir sığınmacının kendi akrabası olan bir başka Suriyeli çocuğa yönelik taciz iddiası üzerine kısa sürede toplanan kalabalıklar, şüpheli şahsı linç etmeye kalkışmış, bölgede bulunan Suriyelilere ait araba ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün Kayseri’de taciz iddiası üzerine meydana gelen linç girişimi, kışkırtılan yabancı düşmanlığının endişe verici boyutlara ulaştığını bir kez daha göstermiştir.</p>
<p>Açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Kayseri’de Suriyeli bir sığınmacının kendi akrabası olan bir başka Suriyeli çocuğa yönelik taciz iddiası üzerine kısa sürede toplanan kalabalıklar, şüpheli şahsı linç etmeye kalkışmış, bölgede bulunan Suriyelilere ait araba ve iş yerlerini ateşe vermiş ve kalabalığı dağıtmaya çalışan beş polisi yaralamıştır.</p>
<p>Bu olay, sistematik olarak kışkırtılan yabancı düşmanlığını bir kez daha gözler önüne sermesi bakımından ibretliktir. Her ne kadar yetkililer bu olaya karışan 67 kişinin gözaltına alındığını ifade etmiş olsa da, benzer olaylarla mücadelede etkili önlemlerin alınmadığı ve cezasızlık politikasının devam ettiği, bunun da benzer linç girişimlerini cesaretlendirdiği yönünde kamuoyunda yaygın bir kanaat bulunmaktadır.</p>
<p>Bilinmelidir ki, kim olursa olsun, herkesin yaşam hakkı başta olmak üzere bütün hak ve özgürlükleri devletlerce sağlanmak zorundadır. Bu, hükümetlerin birincil görevidir.</p>
<p>Bu nedenle, hükümetin böylesi toplumsal infialleri beklemeksizin, toplumda giderek yaygınlaşan yabancı düşmanlığı ve nefret suçlarıyla, gerekli ceza yasası da acilen çıkartılarak etkin bir şekilde mücadele etmesini Hak İnisiyatifi Derneği</p>
<p>olarak bekliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MADENCİLİKTE CEZASIZLIK PRATİĞİNE SON VERİLMELİDİR</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/madencilikte-cezasizlik-pratigine-son-verilmelidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 12:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7568</guid>

					<description><![CDATA[Erzincan İli, İliç İlçesi, Çöpler Köyü mevkisinde bulunan özel sektöre ait altın madeninde siyanürlü toprakların kayması sonucu 9 işçi göçük altında kalmıştır. Aynı zamanda büyük bir çevre felaketine dönüşen bu faciada Fırat Nehri havzasına yönelik büyük bir risk ortaya çıkmıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve iddialarda bu işletmenin geçmişten bugüne kadar standartlara aykırı yöntemler ile çalıştığı; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan İli, İliç İlçesi, Çöpler Köyü mevkisinde bulunan özel sektöre ait altın madeninde siyanürlü toprakların kayması sonucu 9 işçi göçük altında kalmıştır. Aynı zamanda büyük bir çevre felaketine dönüşen bu faciada Fırat Nehri havzasına yönelik büyük bir risk ortaya çıkmıştır.<br />
Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve iddialarda bu işletmenin geçmişten bugüne kadar standartlara aykırı yöntemler ile çalıştığı; ancak iddiaların etkin soruşturulmadığı yönünde çeşitli veriler paylaşılmaktadır.</p>
<p>Madencilik sektöründe geçmişte de büyük facialar da yaşanmış olup, genel olarak bu faciaların etkin soruşturulmadığına ilişkin kamuoyunda yaygın bir kanaat mevcuttur.</p>
<p>Facialardan sonra olay yerine sivil toplumun ve hak savunucularının erişiminin kısıtlanması yanlış uygulamasına bu faciada da tevessül edilmiştir. Facia bölgesine giderek yerinde inceleme yapmak isteyen İnsan Hakları Derneği heyetinin “Tunceli İlinden Erzincan İline Çıkışları Yasaklayan Karar” kapsamına gözaltına alınması anayasal hakların özünü zedeler niteliktedir. Bu tür antidemokratik yaklaşımlar ile suçluların perdelenmesi devletin dikkatle kaçınması gereken fevkalade yanlış bir pozisyondur.</p>
<p>Geçmişteki olumsuz uygulamaların aksine bu olayın etkin soruşturulması konusunda yargı organlarına ve diğer yetkili mekanizmalara tekrar çağrıda bulunuyoruz. Erzincan&#8217;daki madende yaşanan toprak kaymasının tüm yönleriyle araştırılmasına ilişkin kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’na adil şahitlik görevlerini hatırlatıyoruz. Bu facia ile ilgili yapılacak çalışmalar ile cezasızlık pratiği tüm taraflar açısından ortadan kaldırılmalıdır. Hak İnisiyatifi Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı Kamuoyuna bildiririz.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HUKUK DEVLETİNDE POLİSİN KEYFİ MUAMELESİ KABUL EDİLEMEZ</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/hukuk-devletinde-polisin-keyfi-muamelesi-kabul-edilemez.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 12:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7565</guid>

					<description><![CDATA[İnsan hakları evrensel bildirgesinin 5.maddesinde,“Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.”  Ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, İşkence yasağı başlıklı 3. Maddesinde ise, “Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz” denilmektedir. İşkence mutlak yasak olup, savaş durumu dâhil, hiçbir koşulda, hiç &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları evrensel bildirgesinin 5.maddesinde,“Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.”  Ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, İşkence yasağı başlıklı 3. Maddesinde ise, “Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz” denilmektedir. İşkence mutlak yasak olup, savaş durumu dâhil, hiçbir koşulda, hiç kimse işkence ve kötü muameleye tabi tutulamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu insan haklarına ilişkin bu ve benzeri sözleşmeler, Anayasanın 90.maddesi gereğince, üst norm olarak kabul edilmiş olup, buna ilişkin düzenlemelerin anayasaya aykırılığı iddia edilemez.</p>
<p>“İşkenceye sıfır tolerans” ile yola çıkan siyasi iktidarın,  2010 yılından sonra özgürlüklerin asıl olduğu ve herkesin kendisini güvende hissedeceği bir zeminden gittikçe uzaklaştığı, devamlı artan bir ivme ile ve güvenlik devletine yüzünü döndüğü ve baskı ortamının oluşturulduğu üzüntü ile gözlenmektedir.</p>
<p>Polisler, 2559  sayılı “Polis vazife ve salahiyet kanunu” 16.maddesi gereğince “kaçma veya direnme” halinde silah kullanmaya yetkili kılınmıştır. Keyfi muameleye müsait olan bu düzenleme sebebiyle, yüzlerce vatandaşımız polis kurşunu ile hayatını kaybetmiş ve fail kamu görevlileri cezasızlık politikası gereği ya beraat etmiş, ya da çok küçük cezalarla kurtulmuşlardır.</p>
<p>Polis; maaşını vatandaşın ödediği ve vatandaşın güvenliğini sağlamak için çalıştırılan memurlardır. Öncelikleri,  vatandaşın hukuk çerçevesinde güvenliğini sağlamak olmalıdır. Öncelikleri, mevhum ilahi bir varlık olarak hayal edilen devletin güvenliği değil, bireyin, vatandaşın güvenliği olmalıdır.</p>
<p>Özellikle, OHAL döneminden sonra, basına yansıyan birçok olay bulunmaktadır. İnsan Hakları İzleme Örgütü 2020 yılında  yaptığı açıklamada, Türk polisinin ve asayişten sorumlu “gece bekçilerinin” son iki ay içinde Diyarbakır ve İstanbul&#8217;da gerçekleşen altı farklı olayda en az 14 kişiye yönelik ciddi ihlallerde bulunduklarına dair güvenilir kanıtlar olduğunu söylemiştir. Bunlardan birisi, bir polis memurunun ölümü ve bir başka polisin yaralanması ile sonuçlanan olaya ilişkin bir soruşturma kapsamında 18 Temmuz 2020&#8217;de İstanbul&#8217;da ikisi çocuk olmak üzere üç şüphelinin gözaltına alınmasıdır. Gözaltına alınanlardan, çocuk olması sebebiyle, adının baş harfleriyle anılan 17 yaşındaki bir çocuk, avukatlarına,  polis memurlarının kendisine kablo ile vurduğunu, yumruk attığını, kendisini birçok kez tekmelediğini ve “kafasını top gibi duvardan sektirdiğini” ifade etmiştir. Başka bir olayda ise, maskeli terörle mücadele polisleri, 31 Mayıs&#8217;ta Şeyhmus ve Menice Yılmaz ile üç çocuklarının yaşadığı Diyarbakır&#8217;daki eve baskın düzenledi. Köpekler kollarını ısırıp vücudunu tırmalarken polisin onu yerde tuttuğunu söyleyen Şeyhmus Yılmaz, “aradıkları kişi olmadığımı anlamaları için kimliğimi kontrol etmelerini söyleyip durdum. Ama sürekli ‘Vurun, öldürün onu!’ demeye devam ettiler.” denilmektedir. Bunun gibi onlarca olay, muhtelif basın haberlerinde ve raporlarda yer almaktadır. Bunlar gündeme geldiğinde ise, bu nev’i keyfi muameleleri önlemekle ve polisi denetlemekle görevli yetkililer neredeyse refleks şeklinde keyfi muameleleri inkâr etmekte, etkin soruşturma yapılmamakta ve bunların önlenmesine yönelik bir tutum alınmamaktadır. Bu durum ise cezasızlığı ve bu gibi olayların çoğalmasını netice vermektedir.</p>
<p>Vatandaşlara ve Türkiye’de yaşayan diğer insanlara yönelik keyfi uygulamalar ve  kötü muameleler ivedilikle önlenmelidir. Bunun için de, öncelikle siyasi iktidar kamuya dönük buna ilişkin açık mesaj vermeli, işkence ve kötü muamele yapan her memurun hukuki ve cezai yaptırımla muhatap olacağını deklere etmelidir. Polis Vazife ve Selahiyet kanunu değiştirilmeli, evrensel normlara uygun olarak, “polis, iyiniyetli 3.bir şahsın anlayabileceğil netlikte, ancak, kendi yaşam hakkı veya vatandaşın yaşam hakkını korumak için son çare olarak silaha başvurabilmeli”dir. Cezasızlık politikasından vazgeçilmeli, hukuk devletindeki sınırlarını aşan polisler hakkında tüm cezai işlemler ivedilikle yapılmalı, ödemek durumunda kalınan tazminatlar ise rücu ile kendilerinden tahsil edilmelidir.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği olarak, hukuk devletinde polisin keyfi muamelesinin kabul edilemeyeceğini, bunları yapan güvenlik görevlileri hakkında acilen adli ve idari işlem yapılmasını ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını, yeniden “işkenceye sıfır tolerans” ilkesine ve uygulamasına dönülmesini  talep etmekteyiz.</p>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Merkezi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERKEZİLEŞTİRME ve SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ DIŞLANMASI FELAKETİN BOYUTLARINI BÜYÜTMEKTEDİR</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/merkezilestirme-ve-sivil-toplum-kuruluslarinin-dislanmasi-felaketin-boyutlarini-buyutmektedir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2023 17:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7435</guid>

					<description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli yaşanan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler sebebiyle Adana, Hatay, Osmaniye, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Adıyaman , Malatya ve Kilis başta olmak üzere tüm ülke maddi ve manevi bir şekilde felaketten etkilenmiş, binlerce insan hayatını kaybederken on binlerce insan yaralanmıştır. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren tüm yurttaşlarda genel bir seferberlik algısıyla ihtiyaçlar belirlenmiş, yardımlar toplanmış &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli yaşanan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler sebebiyle Adana, Hatay, Osmaniye, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Adıyaman , Malatya ve Kilis başta olmak üzere tüm ülke maddi ve manevi bir şekilde felaketten etkilenmiş, binlerce insan hayatını kaybederken on binlerce insan yaralanmıştır. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren tüm yurttaşlarda genel bir seferberlik algısıyla ihtiyaçlar belirlenmiş, yardımlar toplanmış ve öyle ki çoğu zaman yapılan çağrılar ile enkaz altından nice canlar çıkarılmıştır.</p>
<p>Deprem bölgesine gidebilen insanlarımız sahada yardım ve enkaz çalışmalarına destek olurken, farklı illerde olanlar ise ihtiyaçları en kısa zamanda temin edebilmek için canla başla çalışmışlardır. Kamuoyuna yansıyan ve deprem bölgesinde çalışan gönüllülerin aktardığı bilgilere göre felaketin yaşandığı ilk günden gelinen bu zamana kadar koordinasyon eksikliğinin olduğu bilinmektedir. Özellikle ilçe ve köylere ihtiyaçların ulaştırılamaması, ülkenin dört bir yanından gönderilen yardımların şehir merkezinde bırakılmak zorunda kalınması, ihtiyaç dağıtımlarının tek elden yürütülmeye çalışılması ile felaketin boyutu katlanarak devam etmiştir. Yine bilinmektedir ki yardım ağının tek elden yürütülmeye çalışılması fiziki imkansızlıkları da beraberinde getirmektedir.</p>
<p>Öyle ki; gelinen bu noktada bütün yardımların yalnızca AFAD aracılığıyla yapılacağı, AFAD&#8217;ın bilgisine sunulmadan diğer illerden gelen yardımların kabul edilmeyeceği ve ihtiyaçların sadece AFAD bünyesinde giderilebileceği bilgisine ulaşılmıştır. Fakat özellikle vurgulamak isteriz ki; böylesi yıkıcı bir felaketten etkilenen milyonlarca insanın ihtiyacı, destek almayan bir kurum ile giderilmesi imkansızdır. Bu durum ihtiyaçların, ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelleyen bir uygulamadır.</p>
<p>Yaşamış olduğumuz felaketin üzerinden neredeyse 5 gün geçmişken, henüz hiçbir ihtiyacına ulaşamayan veya kısıtlı bir şekilde ulaşan binlerce insanın olduğu bilinmektedir. Yaşamsal koşulların bu denli zor olduğu günlerde destek ve dayanışmayla yaralarımızın bir nebze de olsa sarılacağı aşikardır. Ancak sivil toplum kuruluşlarını, sivilleri, profesyonel ve gönüllü kuruluşları bu dayanışma ağının dışında görmek, kasten sürecin dışında tutmak ancak ve ancak felaketin daha fazla büyümesine yol açacaktır.</p>
<p>Bu sebeple özellikle dağıtım ağının güçlendirilmesini, yardımların koordinesiz bir şekilde tek elde tutulmasının engellenmesini, sivillerin ve sivil toplum kuruluşlarının dağıtım ağına ivedilikle dahil edilmesini talep eder; konuyla ilgili siyasi partilerin, kamuoyu figürlerinin, il ve ilçe temsilciliklerinin ilgili mekanizmayı kurması gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>11 Yıl Oldu.. Adalet Yerini Buluncaya Dek Roboski Demeye Devam Edeceğiz!</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/11-yil-oldu-adalet-yerini-buluncaya-dek-roboski-demeye-devam-edecegiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2022 06:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7418</guid>

					<description><![CDATA[Bundan tam 11 yıl önce, 28 Aralık 2011 tarihinde, Roboskililer hayatlarının en uzun, en karanlık ve en dehşetli gecesini yaşadılar. O günden bu güne tüm geceler Roboskililer için uzundur, kederlidir, ıstırap doludur. Yaşamış oldukları hayat koşullarının zorluğu, adeta kaderleri hükmüne gelmiş kronik yoksulluğa çare bulmak için, tek geçim kaynakları ‘‘yapay bir sınır’’ın ötesindeki akrabaları ile &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan tam 11 yıl önce, 28 Aralık 2011 tarihinde, Roboskililer hayatlarının en uzun, en karanlık ve en dehşetli gecesini yaşadılar. O günden bu güne tüm geceler Roboskililer için uzundur, kederlidir, ıstırap doludur.</p>
<p>Yaşamış oldukları hayat koşullarının zorluğu, adeta kaderleri hükmüne gelmiş kronik yoksulluğa çare bulmak için, tek geçim kaynakları ‘‘yapay bir sınır’’ın ötesindeki akrabaları ile alışveriş olan Roboskililer, 11 yıl önce bir aralık gecesi vatandaşı oldukları devletin savaş uçakları tarafından bir katliama maruz kaldılar.</p>
<p>17’si çocuk olmak üzere büyük bir kısmı henüz ömrünün baharında olan tam 34 can, baba, evlat, eş, kardeş, sevgili yitirdiler. Ceset parçaları bembeyaz karların üzerine serpildi, haykırışlar dağları, vadileri doldurdu. Analar, oğulları için ‘‘evladımı ayaklarından tanıdım’’ dedi. Gencecik kızların çeyizleri sandıklarında, yürekleri ise buruk kaldı. Roboskililerin tek teselli kaynağı ise evlatlarının arkasında kalan hatıralar, üzerinde gözyaşı döktükleri mezarlar oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-7419" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-300x232.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9-310x241.jpg 310w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/ac4b9e46-726a-43a5-8a7f-20031b7594c9.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Roboskililerin yaşadığı sadece bundan ibaret kalmadı elbet. Devlet, hesap vermek bir yana, Roboskililer için hep korkulu bir rüya olmaya devam etti. Roboskililer, yürüttükleri adalet mücadelesinde siyasi mercilerce hakaretlere uğradılar, tutuklandılar, adaletin peşinde koşarken cezalandırıldılar. Defalarca mahkeme ve TBMM’nin kapısına ‘‘adalet umudu’’ ile geldiler; fakat bu taleplerine hiç bir karşılık bulamadılar.</p>
<p>Bu süre içerisinde “adalet” beklediğimiz kurumlar Roboski’ye adaleti sağlamak bir yana, yaşanan katliamın üstünü örtmenin peşinde oldular. Katliamın üzerinden tam 11 yıl geçmesine rağmen, sorumluların halen bulunmamış, adaletin halen tecelli etmemiş olması, bize bu katliamın Ankara’nın karanlık dehlizlerinde unutulmaya veya unutturulmaya terk edildiğini göstermektedir. Bu durum, başta Roboskili aileler olmak üzere,  adalet talebinde olan tüm ehl-i vicdanın vicdanını yaralamaktadır. Roboski, insanlığın yüzünde kara bir leke olmaya devam etmektedir.</p>
<p>Yaralanmış olan adalet duygusunun onarılması ve devletin bir daha asla bu tarz katliamlara girişmemesi için, elbette yapılması gereken, katliama sebep olanların adalet önünde yargılanmasıdır.</p>
<p>Bizler Hak İnisiyatifi olarak;</p>
<ul>
<li>Roboski katliamının da bir parçası olduğu Kürt Sorununun çözümü için, ilgili tarafları tekrar müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz.</li>
<li>Roboski katliamına sebep olan sorumluların, adalet önüne çıkarılarak, yargılanmalarını istiyoruz.</li>
<li>11 yıldan beridir ‘‘<em>katır sırtında taşınan ölüleri unutursak kalbimiz kurusun</em>’’ diye verdiğimiz sözün gereği olarak, ‘‘Roboski’ye Adalet!’’ gelsin diyoruz. Roboskili ailelerin yaşadığı acıların ortağı olduğumuzu belirtiyoruz.</li>
<li>‘‘<em>Küfür devam eder, ama zulüm devam etmez</em>’’ diyerek, Roboskili ailelerin yaşadığı zulmün er veya geç cezasız kalmayacağını, yürüttükleri adalet mücadelesinin sahibi, şahidi ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyoruz.</li>
<li>Eğer adalet bu dünyada tecelli etmese bile, şahitliğimizi adl-i ilahi önünde, makeme-i kübrada, adalet-i mutlakanın tecellisi için yapacağımıza Roboskililere ve kamuoyuna söz veriyor, <em>zalimler için yaşasın cehennem</em></li>
</ul>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/ohal-uygulamalari-sonrasinda-adalet-arayisinda-neredeyiz.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 15:35:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cezaevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe & OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7391</guid>

					<description><![CDATA[Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı. Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&#8217;da Genel Merkezimizde &#8220;OHAL Uygulamaları Sonrasında Adalet Arayışında Neredeyiz?&#8221; konulu &#8217;10 Aralık İnsan Hakları Günü&#8217; etkinliğimizde moderatörümüz Avukat, Gazeteci Büşra Taşkıran,  konuğumuz İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü Feray Salman&#8217;dı.</p>
<p>Feray Salman, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve devamındaki süreçte mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alındığı, çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile binlerce kamu personelinin işten çıkarıldığı,  binlerce kişi hakkında  adli işlem yapıldığı, halen yüz binden fazla soruşturma, kırk sekiz binden fazla davanın bulunduğu,  hak ihlallerinin sivil ölüm boyutuna ulaştığı, bu zorlu ve milyonlarca mağdur yaratan &#8216;adalet arayışı&#8217; sürecini değerlendirdi. Katılımcıların katkıları ile sorunlara ilişkin çözüm önerileri ele alındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7401" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/e8b41bc3-5665-40f3-b8b7-d84c2653dc35.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />h<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7402" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg" alt="" width="297" height="223" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/94397185-4d1e-4d71-b9a1-ac9186bbd8ee.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7397" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg" alt="" width="296" height="222" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-300x225.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1024x768.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-768x576.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-1536x1152.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52-845x634.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/5729368c-82fb-4551-8d16-8c3c1c695c52.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7393" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg" alt="" width="374" height="211" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-300x169.jpg 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1024x576.jpg 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-768x432.jpg 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1536x864.jpg 1536w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-845x475.jpg 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe-1240x698.jpg 1240w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/12/0bef8bb3-5987-4a83-8165-c9606a9c36fe.jpg 1599w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ</title>
		<link>https://hakinisiyatifi.org/25-kasim-kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadele-gunu.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2022 07:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hakinisiyatifi.org/?p=7375</guid>

					<description><![CDATA[“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” denilerek bu topraklarda slogana dönüştürülen kadına yönelik şiddetin  25 Kasım 1960 tarihinde iktidara karşı mücadele eden Mirabal Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürülmesi Dominik Cumhuriyeti’ndeki yansımasıdır. Bu olay  kadına yönelik şiddete dur demek için dünya ölçeğinde bir hareketin başlamasına ve bu  mücadelenin BM nezdinde 1999’da resmiyete dökülmesine sebep olmuştur. Kadına &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” denilerek bu topraklarda slogana dönüştürülen kadına yönelik şiddetin  25 Kasım 1960 tarihinde iktidara karşı mücadele eden Mirabal Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürülmesi Dominik Cumhuriyeti’ndeki yansımasıdır. Bu olay  kadına yönelik şiddete dur demek için dünya ölçeğinde bir hareketin başlamasına ve bu  mücadelenin BM nezdinde 1999’da resmiyete dökülmesine sebep olmuştur.</p>
<p>Kadına yönelik şiddet sadece günümüzün ve bazı toplulukların değil; tarih boyunca yaşamış bütün toplumların temel sorunlarından biridir. Halen bütün dünyada şiddetin çoğunlukla kadın bedeni üzerinden ifade edildiğine şahit olmaktayız. Her gün her türlü ortamda kadın ve erkeklerin öfkelerini, kin ve nefretlerini kadın bedenini kullanarak karşı tarafa aktardığını duymaya devam ediyoruz.</p>
<p>Çünkü kadın toplumların kendilerini temize çıkarmak için en sık seçtiği günah keçisidir. Toplumun suçu yıkabileceği zayıf halkadır. Adem’i kandırıp cennetten kovulmalarına sebep olan Havva’dır. Yakıldığında yaşadığı toplumun düzeninin muhafaza edildiğine inanılan cadıdır. O kadar ki yaşarsa toplumu kirletir diye doğduğunda diri diri toprağa gömülendir.</p>
<p>“Diri diri gömülen kız çocuğunun hangi günahtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman” der Allah.  Hesabı doğru düzgün sorulmadığı, adil ve caydırıcı bir ceza sistemi uygulanmadığı için kadına yönelik şiddetin önüne geçilememiştir. Yasaların korumadığı, hukuk düzgün işlemediği ve cezasızlık devam ettiği sürece bu sorunun artarak devam edeceği aşikardır. Bu konu diğer bütün haklar gibi toplumun vicdanına asla terk edilmemelidir. Kadına yönelik şiddeti önlemede kanunların hayata geçirilmesi, hukukun işletilmesi ve de suçluların cezadan kaçamaması sağlanmalıdır.</p>
<p>Gerek ülkemizde gerekse de dünyada her alanda şiddetin hızla yayıldığı bu günlerde kadına şiddetin  daha da artacağını göz önünde bulundurarak. daha etkin yasalar çıkarılıncaya kadar mevcut yasanın uygulanması ve hukukun gereği gibi işlemesi için sivil toplum örgütleri olayları gerektiği gibi takip edip gerekli yerlerde kamuoyu oluşturabilmeli; yasama, yürütme ve yargı erklerini harekete geçirecek çalışmalara devam etmelidir.</p>
<p>Bu çerçevede kadına yönelik şiddeti önlemede referans metin olarak kabul edilen ve Türkiye’nin öncü gayretleri ile uluslararası bilinirlik ve onay kazanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine daha etkin uygulanması gereğini belirtiriz.</p>
<p>Kadına yönelik şiddeti durdurmada en önemli husus elbette buna itiraz eden kadın ve erkeklerdir. Son günlerde,  İran’da  <strong>kız kardeşlerimizin</strong> özgürlük mücadelesi kendilerine yönelik dayatmalara nasıl itiraz edebildiklerini göstermektedir. Hak İnisiyatifi olarak biz de Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü münasebetiyle olayları sıkı takip ederek, şiddetin önlenmesi için mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha deklare ediyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-7376" src="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-300x300.png" alt="" width="300" height="300" srcset="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-300x300.png 300w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-1024x1024.png 1024w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-200x200.png 200w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-768x768.png 768w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü-845x845.png 845w, https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2022/11/Kadına-YÖNELİK-ŞiddetLE-mÜCADELE-Günü.png 1080w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
